TESLİME BAĞLI TAŞINIR REHNİ İLE DİĞER REHİN TÜRLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI VE REHİN HUKUKUNDA ÖZEL DURUMLAR
Türk Medeni Kanununda düzenlenen rehin hakkının taşınmaz rehni, taşınır rehni, hak ve alacak rehni olarak türleri mevcuttur. Taşınır rehninin genel hükümleri olarak kabul edilen teslime bağlı taşınır rehninin özelliklerinin incelenmesi ile diğer rehin türlerinden farkının incelenmesi bu çalışmanın ilk bölümünün konusunu oluşturmaktadır.
Özellikle teslim şartına bağlı taşınırın hayvan rehni, hapis hakkı, alacak rehni arasındaki farklarının incelenmesi ile benzer yönlerinin ortaya konulması amaçlanmaktadır.
Çalışmanın ikinci bölümünde ise; rehin hukukuna özgü bazı durumlar anlatılmaya çalışılmıştır. Özellikle; art rehin, alt rehin, yararlanmalı rehin, malik lehine rehin, düzensiz rehin türleri incelenmiş olup; rehin hukuku anlamında yerleri ortaya konmaya çalışılmıştır.
I. TESLİME BAĞLI TAŞINIR REHNİ İLE DİĞER REHİN TÜRLERİNİN
KARŞILAŞTIRILMASI
- TESLİME BAĞLI TAŞINIR REHNİ
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen taşınır rehni, dördüncü kitabın üçüncü bölümünde “Taşınır Rehni” başlığı ile düzenlenmiştir. Bu başlık altında “Teslime Bağlı Taşınır Rehni Ve Hapis Hakkı”, “ Alacak Ve Diğer Haklar Üzerinde Rehin”, “Rehin Karşılığında Ödünç Verme İşi İle Uğraşanlar”, “Rehinli Tahvil” başlıklı ayrımlar yapılmış olup rehin türlerinin bir kısmına yer verilmiştir.
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen taşınır rehni taşınmaz rehninden farklı olarak da genel hükümler yerine, taşınır rehin türlerini ayrı ayrı düzenlemiştir. Teslime bağlı taşınır rehinlerinin ise taşınır rehni prensiplerini ortaya koyan genel hüküm niteliğinde olduğu görüşü benimsenmektedir. Bununla beraber taşınır rehnine ilişkin hükümlerde boşluğa düşüldüğü vakit taşınmaz rehnine ilişkin hükümlerin kıyasen uygulanmasıyla boşluğun doldurulması da mümkündür.
Teslime bağlı taşınır rehni kurulması açısından önem arz etmektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 939 v.d maddelerinde düzenlenen teslime bağlı taşınır rehni, zilyetlik devri ile gerçekleşmektedir. Zilyetliğin alacaklıya devri ile gerçekleştirilen taşınır rehninde, rehin veren malik zilyetliğini alacaklıya veya üçüncü kişiye devrederek kendi zilyetliğinin son bulması söz konusudur.
Teslime bağlı taşınır rehni, rehin konusu şeyin alacaklıya veya üçüncü kişiye devredilmesi ile kurulan iradi bir rehin türüdür. Sadece maddi varlığı olan şeyler rehin hakkına konu olabileceği için sınırlı bir ayni haktır. Borcun ödenmemesi ile de alacaklı alacağını alabilmek için bu malı satarak alacağını temin hakkına sahiptir. Ancak bu hak malı kullanmayı ve semerelerinden faydalanma haklarını beraberinde getirmemektedir.
Teslime bağlı taşınır rehninin genel nitelikli olduğundan aksi öngörülmedikçe diğer taşınır rehni türleri teslime bağlı taşınır rehninin ilkelerine tabi olacaktır. Taraflar teslime bağlı taşınır rehninde aksine karar veremeyecektir. Rehin hakkının doğumu için zorunlu unsur olan teslimin aksinin ancak kanuni bir düzenleme ile mevcut olabileceği Tük Medeni Kanunu’nun 939.maddesinde açıklanmaktadır. Rehin konusu malın alacaklıya veya üçüncü kişiye devredilmesi rehin hakkının doğumu bakımından kurucu bir etkiye sahiptir. Zilyetliğin devri şartı aleniyet ilkesinin yansıması olarak değerlendirilebilecek olup, taşınmazın ve tescilli taşınırın tescil unsurunun burada teslim olarak değerlendirilebileceği görüşü benimsenmiştir. Teslime bağlı taşınır rehni ile alacaklının rehin konusu mal üzerinde tasarruf hakkının engellenmesi ile, alacaklının haklarının korunması amaçlanmaktadır.
Teslime bağlı taşınır rehninin kurulması için geçerli bir rehin sözleşmesi olmalıdır. Geçerli bir rehin sözleşmesi için taraflar geçerli olarak doğmuş bir alacağı teminat altına alma amacıyla, alacaklının sözleşme konusu taşınır üzerinde rehin kurulacağını kararlaştırmış olması; rehin konusu malın alacaklıya veya üçüncü kişiye devredileceği hususunda anlaşmış olmaları gerekmektedir. Açıklanan unsurlarda anlaşmadıkça geçerli rehin sözleşmesi kurulamayacaktır. İsimsiz atipik sözleşmelerden olan rehin sözleşmesi salt bir borçlandırıcı işlem olup asıl borcu oluşturan sözleşmeden ayrı değerlendirmek gerekmektedir. Rehin sözleşmesi eksik iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Rehin veren malik, taşınırın zilyetliğini devretme borcu altına girer. Alacaklının borcu ise teminat altına alınan borcun ödenmesine, sona ermesine bağlıdır. Bu durumda alacaklının borcu, teslim alınan malın teslimini oluşturmaktadır. Rehin sözleşmesi rehin veren malike, rehin konusu malın zilyetliğinin rehin kurma amacıyla devredilmesi borcunu yükler. Malik teslimden kaçınırsa sözleşme gereği alacaklı taşınırın zilyetliğinin devrini malikten isteyebilir. Bir başka deyişle alacaklının zilyetliğin devrini talep hakkı doğmaktadır.
Borçlandırıcı işlem ile kurulan rehin sözleşmesinde, ayni sözleşmenin aranı aranmadığı hususu doktrinde tartışmalı olup; ayni sözleşme kavramı zilyetlik devri sırasında tarafların iradelerinin karşılıklı olarak uyuşmasını anlatmaktadır. Zilyetlik devrinin rehin hakkının kurulması amacıyla olduğunun kabulü aranmaktadır. Bu ayni sözleşmenin sebebe bağlı olup olmaması hususunda ise, taşınmaz tescilinin sebebe bağlı olduğunun kanunen düzenlenmesinin yanında taşınırın tesliminin sebebe bağlılığının bir sebebinin olmasının gerekip gerekmediği kanunen düzenlenmemiştir. Ancak zilyetliğin devren kazanılması hususunda teslimin de sebebinin olmasının gerekliliği ile geçerli bir ayni sözleşmenin bulunması gerektiğinin kabul edildiği söylenebilir. Rehin hakkının doğmasını engelleyen sebep rehin sözleşmesinin geçersizliği değil ayni sözleşmenin geçersiz olmasıdır.
B. DİĞER REHİN TÜRLERİ
Konumuzun kapsamı teslime bağlı taşınır rehninin diğer rehin türlerinden farkı olduğu için bu kapsamda hayvan rehni, hapis hakkı, alacak rehni ayrı başlıklar halinde kısaca incelenecektir.
a. HAYVAN REHNİ
Türk Medeni Kanunun 940.maddesinde düzenlenen hayvan rehninin ayrıntıları Hayvan Rehni Tüzüğü ve Hayvan Rehni Tüzüğünün Uygulanması Hakkındaki Kanun’da düzenlenmekte olup hangi koşullarda kimlerin hayvan rehni kurabileceği düzenlenmiştir. Türk Medeni Kanununda hayvan rehninde hayvanların sınırlaması yapılmamış olup tüm hayvanlar üzerinde rehin kurulabileceği görüşü benimsenmektedir. Ancak bazı yazarlar maddenin alındığı İsviçre Medeni Kanunundaki düzenlemenin esas alınması gerektiğini ve sadece sürü hayvanları ile ilgili hayvan rehninin kurulabilmesi gerektiğini benimsemişlerdir. Başka bir görüş ise ancak maddi değeri çok olan hayvanların rehnedilebileceğini benimsemektedir.
Hayvan rehni teslimsiz rehin türlerindendir. Rehin hakkının doğması için rehin konusu eşyanın teslimi gerekmemektedir. Teslimsiz taşınır rehni olan taşınır ipoteği, zilyetliğin malikte kalmasıyla mümkündür. Hayvan rehninde teslim şart değildir ancak Hayvan Rehni Tüzüğü madde 9’a göre hayvanın mutat bulunduğu yerin hayvan rehni siciline tescil yaptırılmalıdır. Bu sicile kaydın detayları tüzükle düzenlenmiştir. Taşınırın sicile tescili ile gerçekleştirilen bu rehin türü taşınır ipoteği olarak nitelendirilmektedir. Bu sicile tescil ile teslime bağlı taşınır rehindeki teslim unsurunun niteliği bir başka deyişle aleniyet ilkesi gerçekleşmiş olmaktadır.
Hayvan siciline yapılan rehin kaydının menfi etkisinin olduğu ancak yolsuz tescil bakımından tescilin iyiniyeti koruyan etkisi kabul edilmemektedir. İyiniyetle hayvan rehni ile temin edildiğini düşündüğü alacağı devralan kişiler rehin hakkını kazanamayacaktır.
b.HAPİS HAKKI
Hapis hakkı genel olarak, alacaklıya zilyetliğindeki iade etmekle yükümlü olduğu borçluya ait taşınır mal veya kıymetli evrakın iadeden kaçınılması ve paraya çevrilmesini sağlama yetkisi veren bir haktır. Bir taşınır rehni türü olan hapis hakkı kanuni şartlar mevcutsa kendiliğinden doğmakta olduğu için rehin sözleşmesi ve tasarruf işlemi yapmaya gerek yoktur. Alacaklı fazlalık olan eşyaları iade etmelidir. Aksi halde borçlunun uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olacaktır. Hapis hakkı borçluya ait olup sadece alacağı karşılayan kısım kadar mevcuttur, kalanı için iade borcu doğmaktadır.
Hapis hakkının doğumu için gerekli olan şartlar; alacaklının borçlunun rızasıyla onun taşınırı veya kıymetli evrakına zilyet olması, alacağın muaccel olması, alacak ile alacaklının zilyetliğindeki taşınır veya kıymetli evrak arasında bağlantının olması, hapis hakkının alacaklının borcu veya borçlunun talimatıyla bağdaşması, hapis hakkının kamu düzenine aykırılık teşkil etmiyor olması olarak sayılabilir. Buna göre muaccel olmayan veya bağlantısız bir borç için hapis hakkı uygulanamayacak, kamu düzenine aykırılık varsa hapis hakkı doğmayacaktır.
c.ALACAK REHNİ
Türk Medeni Kanunu hak ve alacaklar üzerinde de rehin hakkının kurulabileceğini öngörmüştür. Aksine hüküm yoksa teslime bağlı taşınır rehnine uygulanan hükümler uygulanacaktır. Alacağını elde edemeyen alacaklıya hak ve alacağını icra vasıtasıyla paraya çevrilerek elde edebilme imkanı veren bir rehin hakkıdır. Düzenlenen özel hükümlerinin yanı sıra teslime bağlı taşınır rehninin de bu rehin türüne uygulanması gerekmektedir.
Hak veya alacağın üzerinde rehin hakkının kurulabilmesi için bunların temliki mümkün olmalıdır. Paraya çevirme yetkisinin olmadığı durumlarda rehin hakkının varlığından söz edilemez. Kanunen de başkasına devredilebilen alacakların rehnedilebileceği öngörülmüştür. Bunun yanı sıra alacak hakkın parasal bir değer de ifade etmesi gerekmektedir. Rehin hakkının zorunlu unsuru olan parasal değer ifade etme olgusunun burada da bulunması gerekmektedir. Bu bağlamda şahsi haklar, kişilik hakları bu rehin türünün konusu olamayacaktır. Örneğin, fikri ve sınai haklar, marka, patent hakları, geciktirici şarta bağlı alacaklar üzerinde rehin hakkı kurulabilecektir. Ancak geciktirici şarta veya vadeye bağlı alacak haklarında vadeden önce paraya çevirme yetkisi mevcut olmamaktadır.
Bu rehin türünde borçlandırıcı işlem rehin sözleşmesi olmakla tasarruf işlemi de alacakların ve hakların rehnini kapsamaktadır. Kıymetli evraka bağlı olmayan alacak hakları için kanun koyucu tasarruf işlemi olan alacak rehni kısmında yazılı bir sözleşme aramaktadır.
Alacaklı veya rehin hakkı kuran kişi rehni borçluya haber edebileceği gibi rehnin geçerli olarak kurulması için zorunlu bir unsur olmayan bu husus alacaklı bakımından fayda sağlayacak olup ibra açısından borcuya bir şans verebilecektir. İhbarın yapıldığı hallerde borçlu borcunu rehin verene alacaklıya diğerinin rızası olmaksızın ifa edemeyecek ve alacaklının borçluya yapacağı işlemlerden rehinli alacaklı etkilenmeyecektir.
C.TESLİME BAĞLI TAŞINIR REHNİNİN DİĞER REHİN TÜRLERİYLE KARŞILAŞTIRILMASI
Teslime bağlı taşınır rehninin kurucu unsurunun teslimdir. Teslime bağlı taşınır rehni hükümleri, taşınır rehni için genel hüküm niteliğinde kabul edilebileceği gibi aksine hüküm bulunmayan durumlarda diğer taşınır rehinleri için de bunun uygulanması gerekecektir.
Hayvan rehni ile teslime bağlı taşınır rehni arasındaki temel fark hayvan rehnini taşınır ipoteği olduğunun, rehnin kurulması için sicile tescilinin zorunluluk olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca teslime bağlı taşınır rehni mevzuat gereği hayvan rehni kadar da detaylandırılmamış olup hayvan rehni konusunda tüzük ve yönetmeliğin gerekli her ayrıntıyı düzenlediğini belirtmek gerekir. Bununla beraber hayvan rehni ile teslime bağlı taşınır rehni arasındaki aleniyet ilkesinin sağlanması hususu noktasında da farklılık vardır. Hayvan rehninde aleniyet ilkesi sicile tescille, teslime bağlı taşınır rehninde teslim ile aleniyet sağlanmış olmaktadır.
Hapis hakkı ile teslime bağlı taşınır rehninin incelenmesinde ise hapis hakkında daha önceden mevcut bir taşınırın alacaklının hakimiyetinde zaten mevcut olması gerekir. Zaten bu bağlamda alacaklının teslim alacağı bir unsurun zaten onun hakimiyetinde olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Kendiliğinden doğan bir hak olduğu için de hapis hakkı için ayrıca bir çaba gerekmemektedir. Ancak teslime bağlı taşınır rehninde elbette ki öncelikle teslim şartı aranmaktadır. İradi bir rehin türü olan teslime bağlı taşınır rehninde taşınırın değeri alacaktan çok daha fazla olsa dahi, rehne konu taşınır üzerinde tamamen bir hakka sahiptir. Hapis hakkında ise alacağı kadar kısıtlı olarak bir hapis hakkı mevcut olmakla kalanlar için iade borcu mevcuttur. Her iki rehin türü için de alacağın mevcudiyeti aranacaktır.
Alacak rehninde paraya çevrilebilecek hak ve alacaklar rehnedilebilirken, teslime bağlı taşınır rehninde teslim edilebilecek bir taşınır bu rehin türünün konusu olsa da aslında alacak rehni de teslime bağlı taşınır rehnine ilişkin hükümlerin uygulanabilirliği içerisindedir. Kıymetli evraka bağlı taşınır rehninin kurulabilmesi için ise kıymetli evrakın teslimi gerekmektedir. Bu haliyle teslime bağlı taşınır rehninin özelliklerini taşımaktadır.
II.REHİN HUKUKUNDA ÖZEL DURUMLAR
A. ART REHİN
Art rehin, rehinli bir mal veya hak üzerinde tekrar rehin kurulmasını ifade eder. Taşınır rehni kurulması o malın başka alacaklar için teminat olmasına engel değildir. Nitekim Türk Medeni Kanunu madde 941’de aynı taşınır üzerinde birden fazla rehin hakkının kurulabileceği belirtilmiştir. Tıpkı taşınmaz rehnindeki gibi taşınır rehninde de art rehin kurulabilmektedir.
Taşınmaz rehninde art rehin sicile kayıt suretiyle mümkün olurken, taşır rehninde art rehin zilyetliğin havalesi yoluyla mümkün olabilmektedir. Söz konusu taşınır üzerinde mevcut olan rehin hakkı olduğu için dolaysız zilyetlik rehinli alacaklıda veya onun adına yediemin sıfatına sahip üçüncü kişide bulunmaktadır. Lehine rehin hakkı kurulacak art rehin sahibi kişi, taşınırın dolaysız zilyedine yazılı bildirimde bulunmalıdır. Sıranın belirlenmesi konusunda önem arz eden yazılılık unsuru kanun tarafından öngörülen haklı bir kuraldır. Kanunen alacağı ödenen, rehnedileni alt sıradakine teslim etmeli, birden fazla alt rehin varsa hepsine ayrı ayrı bildirim yapmalıdır.
Rehin hakkının sırası kuruluş tarihine göre belirlenmektedir. Önce tarihli olan diğer rehin hakkından daha önce gelecektir. Aynı taşınır üzerinde art rehin hakları sıralarını, yazılı bildirimin taşınırın dolaysız zilyedine ulaştığı tarihe göre alırlar. Boşalan bir ön sıraya rehnedilen yeni bir alacak öngörülemeyeceği gibi, saklı boş dereceler de bulunmamaktadır.
Taşınır, hak ve alacak rehinlerinde kanunen ayrı ayrı düzenlen art rehin de genelde olarak düzenlemeler aynı şekildedir. İkisinde de yazılılık şekli aranmaktadır. Ancak belirtmek gerekir ki alacak rehnine ilişkin ayrı bir hüküm bulunmasaydı da taşınır rehnine ilişkin madde uygulama alanı bulacaktı.
- ALT REHİN
Türk Medeni Kanunu madde 942’ye göre alt rehin, rehinli alacaklının, taşınır eşya malikinin rızası alarak, rehinli taşınırı bir üçüncü şahsa rehnetmesidir.
Alt rehinin ve art rehinin ilişkisini ve önceliğini açıklayacak olursak;
Örneğin (A) taşınırını (B) ye rehnetmiştir. (A) nın bu taşınırı Türk Medenin Kanunu madde 941’e göre ikinci bir kişiye (C)ye renetmesi halinde, (C) lehine tesis edilen rehin art rehindir. Bunun için (A)nın (B)nin rızasını alma zorunluluğu yoktur fakat bu art rehni yazılı olarak (B) ye bildirme zorunluluğu vardır. (B) nın (A)nın rızasını alarak kendi borcu için (D) lehine tesis edeceği rehin alt rehindir. (C) lehine art rehinle (D) lehine alt rehin çatıştığında hangisinin tercih edileceği noktasında; art rehin alt rehne göre öncelikli olmalıdır. Eğer rehinli alacaklı (B), taşınır maliki (A)nın rızası dışında üçüncü bir kişi (Ü) lehine rehin tesis etmiş ise; emin sıfatıyla zilyetten iyiniyetle ayni hak iktisabına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. Böyle olunca da (Ü) lehine rehin, önce kurulan rehinlerden bağımsız bir rehindir onlarla arasında bir altlık üstlük ilişkisi olamaz, önceki rehinli alacaklılar bu rehin haklarını bunların varlığını bilmeyen (Ü) ye karşı kullanamayacaktır.
C.YARARLANMALI REHİN
Türk Medeni Kanunu madde 947’de rehinli alacaklının kural olarak rehinli malı kullanma hakkının bulunmadığı açıklanmaktadır. Ancak rehin veren ve alan birlikte bu durumun aksine karar verebilirler. Aksinin kararlaştırıldığı rehin hakkına yararlanmalı rehin hakkı denmektedir.
Yararlanmalı rehinde de rehin alacaklısının rehnedilen taşınırı kullanması nedeniyle oluşan zararları rehin alacaklısı tazmin etmelidir. Kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan bu sorumluluk rehin alanın borcuna aykırı şekilde kullanması bir kusur olarak değerlendirilmektedir. Rehin alacaklısının borca aykırı şekilde faydalandıklarını vekaletsiz iş görmeye göre iade etmesi gerektiği görüşü benimsenmektedir.
D.MALİK LEHİNE REHİN
“Malik lehine rehin hakkı” malikin, kendi eşyası üzerinde aynı zamanda rehin hakkı sahibi olmasıdır. Malikin kendi eşyası üzerinde rehin hakkı sahibi olması durumu ancak taşınmazlarda mümkündür. Tapu kütüğü sayesinde bu rehin hakkı gerçekleşmektedir. Buna karşılık, taşınırlarda yoktur. Bundan dolayı bir taşınır malikinin kendi eşyası üzerinde kendi lehine bir rehin hakkı sahibi olması söz konusu değildir.
Hem rehin konusu taşınmazın maliki, hem de o taşınmaz üzerinde kurulmuş olan rehin hakkının sahibi olunuyorsa malik lehine bir rehin hakkı vardır. Böyle bir durumda yüklü taşınmazın maliki, malik olma sıfatına bir de rehin hakkı sahibi sıfatını eklemiş olmakta; böylece bir yandan malik ve rehin hakkı sahibi olma sıfatları; öte yandan, buna bağlı olarak, sırasıyla, borçlu ve alacaklı sıfatları aynı kimsenin şahsında birleşmektedir. Bu birleşmeye rağmen, rehin yükü ve onun teminat altına aldığı alacak kendiliğinden sona ermez. Malik ve rehinli alacaklı sıfatları aynı kimsenin şahsında birlikte bulundukları sürece, rehin hakkının, sahibine sağladığı bir yarar söz konusu olmaz. Zira aynı zamanda hem malik, hem rehinli alacaklı sıfatı taşıyan bir kimsenin, borç ödenmediği takdirde kendi taşınmazını satması söz konusu olamaz.
Malik lehine rehin hakları, gerçek olan ve olmayan diye ikiye ayrılmaktadır. Bu ayırım malik lehine rehin hakkının devamı sırasında ortada teminat konusu gerçek anlamda bir alacağın bulunup bulunmamasına göre yapılan bir ayırımdır. Gerçek malik rehninde ortada teminat konusu gerçek bir alacak bulunmaktadır. Bu alacağın hem alacaklısı, hem borçlusu rehinle yüklü taşınmazın malikidir. Rehinle yüklü taşınmazın maliki, teminat konusu alacağın sahibi olduğundan aynı zamanda rehin hakkının da sahibidir. Gerçek olmayan malik rehninde ise, rehinle yüklü taşınmazın maliki ile alacak hakkı sahibi aynı kişidir. Böylece alacaklı ve borçlu sıfatları aynı kişinin şahsında birleşmiştir. Öte yandan alacak hakkı, kıymetli evrak niteliğindeki bir senede bağlanmış değildir. O yüzden gerçek malik rehnindeki gibi, ortada gerçek anlamda bir alacağın varlığından söz edilemez. Bununla birlikte, tapu kütüğünde rehin konusu bir alacak kaydı da bulunmaktadır; bu kayıt terkin edilmedikçe alacak hakkı varlığını şeklî olarak sürdürür.
E.DÜZENSİZ (USULSÜZ) REHİN
Düzensiz (usulsüz) rehin, bir miktar para veya diğer bir misli eşyanın borçlu ya da bir üçüncü kişi tarafından alacağın teminatı olarak alacaklıya devredilen rehin türüdür. Düzensiz rehinde, kendisine teminat için misli eşya devredilen alacaklı, eşyanın maliki olur ve borç ifa edildiğinde bu eşya ile aynı nitelik ve miktarda nesneyi teminatı tesis eden kişiye iade borcunu yükümlenir. Düzensiz rehni inançlı işlemlere yaklaştıran nokta, teminat amacıyla tevdi ile alacaklının eşyanın mülkiyetini kazanmasıdır. Düzensiz rehni teminat amacıyla inançlı işlemlerden ayıran özelliği ise, alacaklının borç ifa edildiğinde bizatihi teminat için kendisine devredilen eşyayı değil, aynı miktar ve nitelikte nesneyi mislen iade borcunu üstlenmesidir. Zira, düzensiz rehin konusu eşya, misli bir eşyadır. Teminat amaçlı inançlı işlemlerde ise, alacaklı mülkiyetini iktisap ettiği eşyayı iade ile yükümlüdür. Düzensiz rehinde ilgili misli eşya üzerinde mülkiyet hakkını iktisap eden alacaklı, bu eşya üzerinde teminat ilişkisi kurulduğu andan itibaren mülkiyet hakkının tanıdığı kullanma, semerelerden yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkilerine sahip olur. Teminat amaçlı inançlı işlemlerde ise, teminat konusu üzerinde tam bir mülkiyet hakkını elde etmiş olsa da, alacaklının bu eşya üzerinde sahip olduğu yetkiler inanç anlaşması ile sınırlandırılmıştır. İnanç anlaşması ile teminat konusu üzerinde teminat ilişkisinin gereğinin ötesinde bir tasarrufta bulunmayacağını taahhüt eder.
SONUÇ
Türk Hukukunda önemli bir yere sahip olan rehin hukuku, Türk Medeni Kanunun Eşya Hukuku kitabında yer almış olup çeşitli türleriyle pek çok farklı ihtiyacı tanımlamaktadır.
Özellikle taşınır rehninin genel hükümleri olan teslime bağlı taşınır rehninden ayrılıp kanunda aksi belirtilen türlerden hapis hakkının farkı; iade borcunun doğabilmesi ve koşulları oluştuğunda kendiliğinden hapis hakkının doğmasıdır. Alacak rehninin farkı ise, teslime bağlı taşınır rehin açısından teslim edilecek unsurun ancak kıymetli evrakın mevcut olması durumunda olması ile vadesi gelmemiş alacağın dahi rehin hakkına konu olabileceği noktasıdır. Hayvan rehninin bu türlerden ayrılan en önemli yanı taşınır ipoteği olarak adlandırılan; hayvan siciline tescil ile gerçekleşmesidir. Diğer türlerden farklı olarak özellikle tüzük ve yönetmelikle ayrıca düzenlenen hususta şahsi kanaatim bu hükümlerin maddi menfaat sağlanan çok değerli hayvanlar açısından olabileceği ancak hayvan hakları açısından hayvanların hukuki statüsünün kanaatimce eşyadan çıkarılarak bu rehin türünün ortadan kaldırılmasıdır.
Rehin hukukuna özgü diğer durumlar açısından ise art rehinin zaten rehinli bir mal üzerinde rehinli olması durumunun, alt rehinin ise rehinli malı zilyetliğinde bulunduran alacaklının bu mal üzerinde kendisi bir rehin hakkı kurması şeklinde gerçekleşen bir durumdur. Yararlanmalı rehin, malikin rehin hakkı kurduğu malın semerelerinden alacaklının yararlanabilmesi durumunu ifade ederken malik lehine rehin malikin kendi malı üzerinde rehin hakkına sahip olması durumunu ifade eder. Bu durumda gerçek malik lehine rehin ile gerçek olmayan malik rehine rehin ayrımı yapılabilecektir.
Düzensiz rehin ise; bir miktar para veya diğer bir misli eşyanın borçlu ya da bir üçüncü kişi tarafından alacağın teminatı olarak alacaklıya devredilen rehin türüdür.
KAYNAKÇA
-Akıntürk, Turgut, “Eşya Hukuku”, Beta Yayınları, İstanbul, 2009
-Dereli, Zeliha. ‘‘Lex Commissoria Yasağı’’, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2009
-Doğrusöz, Hanife, “Türk Hukukunda Teslim Koşullu Menkul Rehninde Rehin Alanın Sorumluluğu”, MÜHF- HAD, C14, S3
-Ertaş, Şeref, “Tescilli Taşınır Rehinleri”, https://journal.yasar.edu.tr/wp-content/uploads/2014/01/4-%C5%9Eeref-ERTA%C5%9E.pdf
-Öztürk, Yurdakul, Mutlu/ Korkmaz, Ezgi/ Özkahraman, Demet, “Hesap Rehni”,
Articletter, 2017
-ŞENSÖZ, Ebru / ÖZBİLEN, Arif Barış / SAVAŞ, Burcu, “ALACAK REHNİNİN
TEMİNAT ALTINA ALINAN ALACAK VE REHİN YÜKÜ BAKIMINDAN
KAPSAMI”, İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Yıl:4
Sayı:8Güz 2005/2 s.233-252
-Tiryaki, Fuat, “Taşınmaz Rehni Hukukunda Sabit Dereceler Sistemi Ve
Hükümleri”, Ankara Barosu Dergisi, 1996/4
-Ünal, Mehmet, “MALİK LEHİNE SINIRLI AYNİ HAK KAVRAMI”, Gazi Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi C. XII, Y. 2008
ı: 1, 2014, ss. 1-13.
Turkish
English
Russian
العربية
German