Kambiyo Senetlerin Uygulamadaki Yeri ve Şekli

KAMBİYO SENETLERİ

  • Kambiyo senedi, bir temel ilişkiye dayanılarakdüzenlenir. Genellikle temel ilişki, taraflar arasındaki bir borçlar hukukusözleşmesidir. Bununla birlikte, taraflar arasında bir borç ilişkisinin bulunmadığı hâllerde bile “hatır ilişkisi” olarak adlandırılan bir temel ilişki mevcuttur.
  • Soyutluk ilkesi, kambiyo senedinin düzenlenmesine neden olan hukuki ilişkinin senette açıklanmamasıdır
  • Alacaklı ancak senedi ibraz ederek ödeme talep edebilir.
  • Kambiyo senetlerinde hamil talebini senede dayandırır, ayrıca alacağın sebebini ispatla yükümlü değildir. Böylelikle kambiyo senetlerinde ispat yükü yer değiştirmekte ve borcun sebebi bulunmadığını iddia eden borçlu, iddiasını ispatla yükümlü hâle gelmektedir.

BONO

  • TTK MADDE 776-
  • (1) Bono veya emre yazılı senet;

a) Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,

b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,

c) Vadeyi,

d) Ödeme yerini,

e) Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,

f) Düzenlenme tarihini ve yerini,

g) Düzenleyenin imzasını, içerir.

  • Unsurların bulunmaması

MADDE 777-

(1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz.

(2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.

(3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır.

(4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.”

Kayıtsız Ve Şartsız Belirli Bir Bedeli Ödemek Vaadi

  • Miktar kesin olmalıdır. Örneğin; 1000 Dolar veya 2000 TL şeklinde bir bedel söz konusu olamaz. Bedel ifadesinden sadece para anlaşılmalıdır çünkü kambiyo senetlerinde bedel olarak sadece para yer alabilir.
  • Bu para Türk Lirası cinsinden bir para olabileceği gibi yabancı para cinsinden bir para da olabilir. Örneğin; 1000 Dolar veya karşılığı şeklinde bir bedel söz konusu olabilir. Aynen (Efektif olarak) Ödeme Kaydı ‘nın yer almadığı böyle bir durumda bu yabancı paranın vadedeki Türk Lirası karşılığı ödenecektir.
  • Yabancı para söz konusu olduğunda senetteki bedelin yabancı para cinsinden ödenmesi isteniyorsa “Aynen Ödeme Kaydı” yazılması gerekir. Aksi takdirde senet bedeli vadedeki Türk Lirası karşılığı olarak ödenecektir.
  • Uygulamada senet bedeli hem rakamla hem de yazıyla birlikte gösterilmektedir. Eğer rakamla gösterilen bedel ile yazıyla gösterilen bedel arasında fark varsa yazıyla gösterilen bedele üstünlük tanınır. Ancak bu durum senette değişiklik yapılmamışsa ve yazıyla ve rakamla gösterilen bedeller arasında fark var ise geçerlidir.
  • Senet bedeli 1000 TL olarak hem rakamla hem yazı ile gösterilmiş ve bu bedel daha sonra 10.000 TL olarak değiştirilmiş olabilir. Bu durumda senet bedeli 1000 TL iken imza atanlar 1000 TL’ye göre, 10.000 TL iken imza atanlar 10.000 TL’ye göre sorumlu olacaktır.
  • Senet bedeli sadece yazıyla veya sadece rakamla gösterilmiş olabilir. Bu durumda birden fazla bedel arasında fark olması halinde en düşük bedel geçerli olacaktır. Örneğin; 1000 TL ve 10.000 TL bedel gösterilmişse 1000 TL geçerli olacaktır.
  • Bedel belirli olmadığı takdirde senedin bono olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Aynı durum çek için de geçerlidir.
  • Kayıtsız ve şartsız ifadesinden ise ödeme vaadinin herhangi bir kayıt veya şarta tâbi tutulmaması anlaşılır.
  • Senet metninde taraflar arasındaki temel ilişki,  başka bir deyişle kambiyo senedinin verilmesine neden olan ilişki ile bağlantı kuracak bir ifadeye yer verilemez. Örneğin; işbu bono 01.01.2017 tarihli satış sözleşmesi karşılığında imzalanmıştır veya bedeli kiralanın teslimi şartıyla ödenir gibi kayıtlar senet metninde yer alamaz.
  • Bedeli malen alınmıştır.”, “,Bedeli nakden alınmıştır.”, “Bedeli hizmeten alınmıştır” ifadelerine yer verilebilir. Bu ifadeler kayıtsız ve şartsız olma unsurunun ihlali anlamına gelmez. Bunlar alınan mal, para veya hizmet karşılığında bononun verildiği anlamına gelir.
  • Bono üzerine konulacak bir yetki kaydı tacir veya kamu tüzel kişisi tarafından konulmuş ise geçerlidir.
  • Muacceliyet kaydı konulması halinde ise sadece konulan kayıt geçersiz olacak bono diğer geçerlilik unsurlarını taşıyorsa geçerli kalmaya devam edecektir. Örneğin; vadeleri farklı olan  5 adet bono düzenlenmiş her bir bono üzerine de bono ödenmediği takdirde takip eden bonolar muaccel olacaktır yazılmışsa bu durumda sadece bu muacceliyet kaydı yazılmamış sayılacak ve her bir bono müstakil olarak değerlendirilecektir.
  • Bono bedelinin yabancı para cinsinden belirlenmiş olması durumunda ödemenin de yabancı para cinsinden yapılması isteniyorsa aynen ödeme kaydı konulabilir.
  • Görüldüğünde veya görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek vade söz konusuysa faiz kaydı konulabilir. Faiz kaydına ilişkin bu koşul sadece anapara faizi için geçerlidir.

Vade

  • 4 tür vade vardır:
  • Belirli bir günde ödenecek vade Örneğin; 20.01.2017
  • Düzenleme gününden belirli bir süre sonra ödenecek vade Örneğin; Düzenlenme tarihi 20.01.2017 ve düzenlenme tarihinden itibaren 3 ay sonra ödeneceği yazılmışsa,
  • Görüldüğünde ödenecek vade; Böyle bir vade söz konusu olduğunda öncelikle ibraz yapılması gerekir.
  • Görüldükten belirli bir süre sonra ödenecek vade Örneğin; görüldükten 5 ay sonra Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır.
  • “MADDE 704- (1) Görüldüğünde ödenmek üzere düzenlenen poliçe ibrazında ödenir. Böyle bir poliçenin düzenlenme gününden itibaren bir yıl içinde ödenmesi için ibrazı gerekir. Düzenleyen bu süreyi kısaltabileceği gibi, daha uzun bir süre de belirleyebilir. İbraz süreleri cirantalar tarafından kısaltılabilir.
  • (2) Düzenleyen, görüldüğünde ödenecek bir poliçenin belirli bir günden önce ödenmek üzere ibraz edilmeyeceği hakkında şart koyabilir. Bu takdirde ibraz süresi o tarihten başlar.
  • Ödeme yerinin bulunması zorunludur. Ancak özel olarak ödeme yeri belirtilmediğinde düzenleme yerine bakılacaktır. Düzenleme yeri bulunmadığı takdirde artık o senet bir bono olarak nitelendirilemez.

Kime Veya Kimin Emrine Ödeneceği

  • Bono veya poliçe hamile yazılı olarak düzenlenemez. Bu nedenle ibraz edildiğinde borçlunun ödeme yapması için Lehtarın isminin bulunması şarttır. Lehtar gerçek bir kişi veya bir tüzel kişi olabilir. Tüzel kişi bir şirket olabileceği gibi başka tür bir tüzel kişi de olabilir. Şirket olması halinde ticaret unvanı yazılmalıdır.

       Düzenleme Tarihi Ve Yeri

  • Düzenleme tarihi mutlaka senet metninde yer almalıdır. Buna ilişkin tamamlayıcı bir hüküm söz konusu değildir.  Düzenleme yeri konusunda ise düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır.

       Düzenleyenin imzası

  • Kambiyo senetlerinde imza el yazısı ile olmalıdır. Elektronik imza veya mühür söz konusu olamaz.
  • Vekil, ticari temsilci veya ticari vekilin kambiyo senedi düzenleyebilmesi için özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir.
  • Ticari şirketlerde her bir yönetim kurulu üyesi münferiden imza atmaya yetkilidir. Eğer yetkili kişi kaşe üzerine ve kaşe dışına da imza atmış ise bu durumda kambiyo kefaleti de denen aval kurumu söz konusu olacaktır. Bu durumda kaşe dışına imza atan yetkili temsilci de sorumlu olacaktır.

Açık Bono

  • MADDE 680- (1) Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun.”
  • Bonoda düzenleyenin imzası mutlaka bulunmak zorundadır. Düzenleyenin imzası dışındaki undurlar düzenlenirken boş bırakılmış olabilir. Bu durumda düzenleyenin verdiği yetki doğrultusunda boş bırakılan yerler doldurulacaktır. Eğer aradaki anlaşma ya aykırı olarak doldurulursa bu durumda TCK mad. 155’e göre güveni kötüye kullanma suçu söz konusu olacaktır. Açık bonodaki eksik unsurlar vadeye kadar doldurulmuş olmalıdır.

       Bononun Devri

  • Ciro yapılış şekline göre tam ciro ve beyaz ciro olmak üzere iki şekilde yapılabilir.
  • Çizilmiş cirolar ciro zincirinde kopukluk olup olmadığının tespitinde yazılmamış hükmündedir. Bu durumda diğer cirolara bakılarak ciro zincirinin muntazam olup olmadığı tespit edilecektir. Cironun yetkili kişi tarafından çizilip çizilmediğinin bir önemi yoktur. Ancak ciroyu gerçek hak sahibi dışında birinin çizmesi halinde resmi belgede sahtecilik suçu oluşur.
  • Bono üzerinde istisnalar dışındaki şartların yer alması bonoyu geçersiz kılar. Ancak cironun şarta bağlanması durumunda bu şart yazılmamış sayılır. Cironun kayıtsız ve şartsız olması gerekir. Ancak ciranta bonoyu ciro ederken ödememeden sorumlu olmayacağına ilişkin kayıt koyabilir veya devralan kişiye ciro yağı getirebilir. Bazı durumlarda ise protestodan muafiyet şartı konulabilir.
  • Kısmi ciro batıldır. Örneğin, 10.000 TL senet bedelinin 5.000 TL’si ciro edilemez.
  • Bono, içerdiği hakka etkisine göre temlik (devir), tahsil ve rehin cirosu olmak üzere üç şekilde ciro edilebilir.
  • Temlik cirosunda senedin içerdiği hakkın devri, tahsil cirosunda senedin içerdiği bedelin tahsili, rehin cirosunda senedin içerdiği hak üzerinde rehin tesisi söz konusudur.

Tahsil cirosu

  • Tahsil cirosunda lehtar vadede düzenleyene gidememekte ve düzenleyenden senet bedelini alamamaktadır. Bu durumda lehtar notere giderek senet bedelini tahsil için vekaletname verir.
  • “1. Tahsil cirosu
  • MADDE 688- (1) Ciro, “bedeli tahsil içindir”, “vekâleten” veya bedelin başkası adına kabul edileceğini belirten bir şerhi ya da sadece vekil etmeyi ifade eden bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat o poliçeyi ancak tahsil cirosu ile tekrar ciro edebilir.” 

Rehin cirosu

MADDE 689- (1) Ciro, “bedeli teminattır”, “bedeli rehindir” ibaresini veya rehnetmeyi belirten diğer herhangi bir kaydı içerirse, hamil, poliçeden doğan bütün hakları kullanabilir; fakat kendisi tarafından yapılan bir ciro ancak tahsil cirosu hükmündedir.”

Aval

  • Aval kefalete benzer ancak aynı değildir. Kural olarak avalistin borcu asıl borçtan bağımsızdır. Avalistin imzası mutlaka el yazısı olmalıdır.
  • “I - Aval verenler
  •  MADDE 700- (1) Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir.
  •  
  • (2) Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir.”
  • “II – Şekil
  •  MADDE 701- (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır.
  • (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır.
  • (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır.
  • (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.”
  • Bononun ön yüzünde düzenleyen imzası dışında bir imza varsa bu durumda aval olduğu kabul edilir.

Senedin ödenmesi

  • Görüldüğünde ödenecek vade söz konusu olduğunda senet düzenleme tarihinden itibaren bir yıl içinde ödenmek üzere ibraz edilmelidir.
  • Ciro zincirinde kim ödeme yapmışsa o kişinin altındakiler için borç sona erecektir,
  • Vadede ödemede düzenleyenin ciro zincirinin muntazam olup olmadığını araştırması yeterlidir. Hamil vadeden önce ödemeyi ise kabul etmek zorunda değildir.
  • Senet bedeli ödenmiş olsa bile senet hamilin elindeyse bu durum senet bedelinin ödenmediğine karine teşkil eder.
  • Kısmi ödeme halinde düzenleyen bu ödemenin bono üzerine yazılarak kendisine bir makbuz verilmesini isteyebilir. Bu durumda senet yetkili hamilde kalır.

Başvuru borçluları

  • Yetkili hamil, düzenleyene ve onların avalistlerine protesto çekmeksizin ve zamanaşımı süresinde dava açma ve takipte bulunma hak ve yetkisine sahiptir.
  • Başvuru borçlularına başvurabilmek için ise süresinde ibraz etme ve protesto çekme zorunluluğu bulunmaktadır. Örneğin; başvuru borçlularından birine karşı İhtiyati Haciz talebinde bulunmak isteniyorsa senet süresi içerisinde ibraz edilmiş ve protesto çekilmiş olmalıdır.
  • Ödememe durumunun protesto denilen resmi bir belge ile belirlenmesi zorunludur. Protesto, senet bedelinin ödenmediğinin tarafsız bir merci tarafından tespit edilmesi anlamına gelir.
  • Yetkili hamil protesto çektiğini Düzenleyene ve kendi cirantasına 4 iş günü içerisinde noter kanalıyla bildirmekle yükümlüdür.

ZAMANAŞIMI

Hamil ve başvuru borçluları

Düzenleyen ve varsa Avalistlerine karşı

Vadeden itibaren

3 yıl

Hamil

Cirantalara karşı

( C + L)

Protesto tarihinden itibaren

1 yıl

Ciranta

Diğer Cirantalara karşı

Ödediği tarihten itibaren

6 ay

 

Çek

  • Çekte üçlü bir ilişki vardır.
  • Çek düzenleyebilmek için öncelikle bir bankada çek hesabı bulunmalıdır. Bankalar kendilerine başvuran kişilerin ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili gerekli incelemeyi yapmak zorundadır. Eğer gerekli araştırma yapılmamışsa banka çek hamillerinin uğradığı zararlardan sorumlu olacaktır. Hamilin de kimden çek aldığı konusunda yeterli araştırmayı yapması gerekir.
  • Kişinin çek düzenleyebilmesi için bankayla çek anlaşması(Çek Taahhütnamesi) yapması ve hesabında yeterli karşılığın bulunması gerekir. Çekle işleyen hesapta yeterli karşılığın olmaması durumunda “Karşılıksız Çek” söz konusu olur.
  • Çek yaprakları kanun gereğince bankalar tarafından bastırılır.
  • (1) Çek;
  • a) Senet metninde “çek” kelimesini ve eğer senet Türkçe’den başka bir dille yazılmış ise o dilde “çek” karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,
  • b) Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi,
  • c) Ödeyecek kişinin, “muhatabın” ticaret unvanını,
  • d) Ödeme yerini,
  • e) Düzenlenme tarihini ve yerini,
  • f) Düzenleyenin imzasını,
  • g)Banka tarafından verilen seri numarasını,
  • h) Karekodu, içerir”
  • 31/12/2017 tarihine kadar, üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersizdir.
  •  Örneğin; 20.02.2017’de düzenlenmiş bir çek var ancak üzerine düzenleme tarihi 20.09.2017 olarak yazılmış. Bu çek 20.09.2017 tarihinden önce bankaya ibraz edilemeyecektir.
  • 01.01.2018 tarihinden itibaren ise çek üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce bankaya ibraz edilebilir. Bu durumda eğer karşılık varsa ödenecektir.
  • Düzenleme tarihinin gerçek bir tarih olması aranmadığından geçmiş bir tarih atılarak ibraz süresi kısaltılabileceği gibi gelecekteki bir tarih atılarak ibraz süresi uzatılabilir.
  • 10 günlük ve 1 aylık ibraz süreleri vardır. Eğer çek düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse 1 aylık süre söz konusu olur. Dolayısıyla ibraz süresi belirlenirken düzenleme yeri ve muhatabın hangi şubesinin yazılı olduğuna bakılacaktır. Ancak fiilen ibraz edilen yer değil çek üzerindeki yer dikkate alınacaktır.

Bazı durumlarda hesapta çekin tam karşılığı değil kısmi karşılığı bulunabilir. Bu durumda kısmi ödeme söz konusu olacaktır.

  • Karşılık hiç yok
  • Çek bedeli 5.000,00 TL ve hesapta hiç karşılık yoksa bu takdirde banka azami 1.410,00 TL öder.
  • Çek bedeli 1.410,00 TL ve hesapta hiç karşılık yoksa bu takdirde banka azami 1.410,00 TL öder.
  • Çek bedeli 1.000,00 TL ve hesapta hiç karşılık yoksa bu takdirde banka azami çek bedeli olan 1.000,00 TL öder.
  • •Karşılık kısmen var
  • Çek bedeli 1.000,00TL ve hesapta 500,00 TL var ise banka çek bedeli- kısmı karşılık olarak 500,00 TL öder.
  • Çek bedeli 1.410,00 TL ve hesapta 500,00 TL var ise banka çek bedeli-kısmi karşılık olarak 910,00 TL öder.
  • Çek bedeli 5.000,00 TL ve hesapta 1.000,00 TL var ise banka hesapta yer alan bedel ile kendisi 1.410,00 TL öder. Toplamda banka 2.410,00 TL öder. Çekin 2.590,00 TL kısmı karşılıksız olur.
  • Çek bedeli 5.000,00 TL ve hesapta 4.000,00 TL var ise banka hesapta yer alan 4.000,00 TL ile kendisi 1.000,00 TL öder. Toplamda 5.000,00 TL ödenmiş olur. Bu durumda çek Karşılıksız Çek sayılmaz.
  • Karşılıksız çek söz konusu olduğunda hamil, Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet ederek hesap sahibine Çek Hesabı Açma ve Çek Düzenleme Yasağı getirebilir.
  • Karşılığı kısmen veya tamamen bulunmayan bir çek düzenleyen kişi, çekin karşılıksız kalan bedelinin yüzde onunu ödemekle yükümlü olduktan başka, hamilin bu yüzen uğradığı zararı da tazmin eder.

Senetleri geçersiz yapan durumlar

  • Bono veya emre muharrer ibaresi bulunmalı.
  • Çekte ise Yargıtay “çek” kelimesinin senet metnine yazılmasının zorunlu olmadığı görüşündedir.
  • Bedel belirli yani belirli bir para cinsi üzerinden geçerli bir miktar olmalı.
  • Altın mal hükmünde olduğundan, altın üzerinden düzenlenmiş bir kambiyosenedi geçerli değildir.
  • Bedel senedin üzerinde (senet metnindeveya imza kapsamına giren herhangi bir yerde) yer almalıdır. Bu bakımdan bedeli,“X tarihli faturanın bedelini ödeyiniz” şeklinde gösterilen bir senet, kambiyo senedi niteliğinde değildir.
  • Senedin ödenmesinin bir karşı edimin ifasına tabi kılınması, senedin geçersizliği sonucunu doğurur.
  • “… Bono bedelinin ödenmesini kiracının taşınmazı tahliye etmesi şartına bağlayan ve senedin arkasına düzenlendiği sırada yazıldığı anlaşılan ibare TK‟nın 688/2. maddesine göre senedin bono sayılmasına mânidir
  • Dava konusu bononun daire teslimi karşılığı ödeme şartını taşımış olmasına göre bono vasfında olmamasına ve bu nedenle senetteki hakkın ciro yoluyla devredilmesine olanak bulunmamasına göre…”.
  • Taksitle ödeme kaydı senedi geçersiz kılar.
  • Taksitle ödeme şartını havi senet emre muharrer senet sayılmaz. Böyle adî mahiyetli senedin TK‟ya değil BK‟nın alacağın nakline müteadir hükümlerine göre temliki bahis konusu olabilir. Bu takdirde, hiçbir meşruhatı ihtiva etmeyen mücerret bir imza ile alacağın nakli mümkün değildir…”
  • Lehtar mutlaka bulunmalıdır. Lehtar olarak firma veya işletme adı yazılması halinde bono geçerli olamaz.
  • Ticaret unvanın eksik olması halinde ise yargıtay uygulamasına göre senet arkasındaki ilk ciranta kaşesinde, takip talepnamesi ekindeki vekaletnamede unvanın tam olarak yazılı bulunması hâlinde unsur eksikliğinin sonradan giderildiği sonucuna varılmaktadır.
  • Keşide tarihinin vadeden sonraki bir tarih olması durumunda senet geçersizdir. “... Takip dayanağı bonoda vade tarihi tanzim tarihinden önce olduğundan senet bono niteliğinde değildir…”
  • Senet üzerindeki tüm imzalar el ile atılmalıdır; imza yerine parmak izi veya mühür basılması geçersizdir. “…Mühür ve parmak izi ile kambiyo senedi ihdas edilemez. Şu hâlde,takip dayanağı belge kambiyo senedi niteliğinde değildir…”
  • Vadesi dört tür vadeden başka şekilde yazılan veya birden fazla vade içeren bono batıldır.
  • Yargıtay da, yerleşik içtihadında, birden fazla vade içeren bononun batıl olduğunu kabul etmektedir.
  • Ödeme yeri gösterilmemiş,muhatabın adı yanında da bir yer adı belirtilmemişse, bono hükümsüzdür.
  • Ödeme yeri olarak gerçekte olmayan bir yerin gösterilmesi, ödeme yerinin kesin ve açık olarak gösterilmemesi veya alternatifli olarak gösterilmesi senedi batıl kılar.
  • Senette mutlaka keşide yeri olmalıdır. Keşide yeri yoksa ve düzeneyenin adının yanında da yer ismi yoksa senet kambiyo vasfına sahip değildir.
  • Keşide yeri idari birim olmalıdır. Yargıtay bir kararında, düzenleme yerinin idari bir birim olarak gösterilmediği gerekçesiyle senedin çek vasfında olmadığına hükmetmiştir.

İhtiyari Kayıtlar

  • Aynen ödeme kaydı
  • Sorumsuzluk kaydı
  • Ciro edilemez kaydı
  • Faiz kaydı

Temerrüt faizi her zaman konulabilir.

  • Aval kaydı
  1. Aval içidir vb. ifade 2)lehine aval verilen 3)avalistin imzası
  2. Bedele ilişkin kayıtlar

  “ bedeli nakden alınmıştır”/“bedeli malen alınmıştır” şeklinde kayıtlar konulabilir.

     Kural olarak, ispat yükü, senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Senette bu tür bir bedel kaydının bulunması hâlinde, ispat yükü yer değiştirmekte ve kaydın aksini iddia eden taraf iddiasını ispatla yükümlü olmaktadır.

   “…Bono hukukî nitelikçe sebebini ihtiva etmeyen bir borç ikrarı senedidir. 12.04.1993 tarih ve 30/6 sayılı Yargıtay İBK‟ya göre, mücerret borç ikrarını içeren senedin bedelsizliğini ileri süren taraf önce bu senedin muayyen bir sebebi olduğunu, sonra da bu sebebin gerçekleşmediğini yazılı delille ispat etmek durumundadır.

Yargıtay, borçlunun “malen” kaydına rağmen senedin hatır için (veya teminat olarak) verildiğini, alacaklının ise senedin nakit karşılığı verildiğini ileri sürdüğü durumda, alacaklının senedin malen düzenlenmediğini kabul ettiğini, bu nedenle malen kaydının doğru olmadığının her iki tarafça kabul edilmiş olduğunu, borçluya nakit verildiği iddiasının ise alacaklı tarafından ispat edilmesi gerektiğini kabul etmektedir.

  • Teminat senedi
  • Yargıtay senette sadece “teminat senedidir” kaydının bulunmasının senedin geçerliliğini etkilemeyeceği görüşündedir.
  • “…Takip dayanağı çek üzerinde „teminat çekidir‟ şeklinde bir kayıt var ise de,neyin teminatı olduğu belirli olmadığı gibi, ayrı bir belge ile de kanıtlanamamıştır. Bu durum, çekin kambiyo senedi vasfına etkili değildir…”

Muacceliyet Kaydı

  • Genellikle “işbu bono (yahut çek) vadesinde ödenmediği takdirde müteakip bonolar da muacceliyet kesbedecektir” şeklinde ifade edilen bir kayıttır
  • Yargıtay tarafından benimsenen görüşe göre ise,muacceliyet kaydı senedin geçerliliğine etkili değildir, ancak kayıt yazılmamış sayılır.
  • Senet dışında taraflar arasında senetlerden birinin ödenmemesi hâlinde diğer senetlerin de muaccel olacağına yönelik bir anlaşma ise geçerlidir ve taraflar arasında hüküm doğurur.
  • Ancak, muacceliyete ilişkin anlaşma sadece tarafları bağlamaktadır, senet ciro edilmiş ise keşideci (düzenleyen) senet dışında öngörülen muacceliyet kaydını iyi niyetli hamile karşı ileri süremez.

SENET ÜZERİNDEKİ HERHANGİ BİR DEĞİŞİKLİK YAPILIRSA BU AYRI BİR KAĞIT ÜZERİNE YAZILARAK DEĞİŞİKLİĞİ YAPAN TARAFINDAN İMZALANMALI

Fatura

  • Ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır.
  • Fatura, sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir.
  • Faturanın geçerli olması taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi olmasına bağlıdır. Taraflar arasında bir sözleşme yoksa bir tarafın diğerine gönderdiği yazı fatura değil öneri niteliğindedir.
  • Faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, faturanın olağan içeriği kabul edilmiş sayılır. Faturanın olağan içeriği satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, bedeli, ücretidir.
  • Yargıtay içtihadı birleştirme hukuk genel kurulu kararına göre itiraz edilmeyerek kabul edildiği varsayılan fatura içeriğinden ancak faturanın ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi, yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlar anlaşılmalıdır.
  • Başta sözleşmenin kuruluş aşamasında var olmayıp sözleşmeyi değiştiren ve karşı tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların sonradan faturaya konulması durumunda  bu hususlara karşı tarafça itiraz edilmediğinde  bu kayıtlar faturanın olağan içeriğinden kabul edilmez.
  • Alınan bir faturanın içeriğine 8 gün içinde itiraz etmelidir. Aksi takdirde fatura yazılı kanıt niteliği kazanacağından faturanın içeriğinin aksi ancak yazılı kanıt, ticari defter veya yemin ile kanıtlanabilir.

Vade Farkı Kaydı

  • Vade farkı, mal ya da hizmetin bedeli durumunda olan nakit alacağın vadesinde ödenmemesi halinde bu bedele oransal olarak belirlenip ilave edilecek bir miktarı ifade etmektedir.
  • Vade farkının istenebilmesi için;

1-Taraflar arasında bir fatura verilmesini gerektiren akdi bir ilişki bulunmalıdır.

2-Akitte bedelin peşin veya belli bir tarihte ödenmesi kararlaştırılmış olmalıdır.

3-Bedel henüz ödenmemiş bulunmalıdır.

4-Süresinde ödenmeyen bedel ile ilgili vade farkının alınacağına dair satım sözleşmesinde açık hüküm bulunmalıdır veya bir cari hesap sözleşmesi bulunmalı yahut vade farkı uygulaması taraflar arasında sürekli uygulama şeklini almış olmalıdır.

  • Yargıtay içtihadına göre Taraflar arasında yazılı olarak yapılmamış olmakla birlikte geçerli sözleşme ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda faturalara bedelin belli bir sürede ödenmemesi halinde, vade farkı ödenir ibaresi yazılarak karşı tarafa tebliği ve karşı tarafça TTK uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde bu durum sadece faturanın içeriğinin kesinleşmesi sonucunu doğurup vade farkının diğer tarafça kabul edildiği ve istenebileceği anlamına gelmeyecektir.
  • Yargıtay kararına göre taraflar arasında önceki tarihlerde üç adet vade farkı faturası düzenlenip ödenmiş olduğuna göre vade farkı konusunda fiili bir uygulamanın varlığının kabulü gerekir.

Sevk İrsaliyesi

  • Faturanın varlığı tek başına taraflar arasındaki ilişkiyi ve malın teslim edildiğini ispatlamak için yeterli değildir.
  • Yargıtay kararlarına göre satıcı malların teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır.
  • Sevk irsaliyesi, mal sevkiyatı sırasında düzenlenen, sevk edilen malla birlikte bulundurulan, malın hangi tarihte, ne miktarda kime sevk edildiğini belgeleyen ve aynı zamanda fatura düzenlenmesine de dayanak teşkil eden bir belgedir.
  • Yargıtay kararlarına göre mal miktarına uygun olmayan sevk irsaliyesi hiç düzenlenmemiş sayılır.
  • Sevk irsaliyesinde satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarasının bulunması gerekir. Sevk irsaliyesi tanzim edildikten sonra, yedi gün içerisinde fatura düzenlenmesi zorunludur.
  • Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının, taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurması şarttır.
  • Bir malın müşteriye teslimi sırasında irsaliye düzenlenecektir. Ayrıca sevk irsaliyesinin üzerinde bulunan malın teslim tarihinden itibaren 7 gün içinde fatura düzenlenecektir.
  • Faturanın üzerine malın teslim tarihi ile irsaliye numarası yazılacaktır.
  • Mükellefin birden çok iş yeri ve şubeleri arasında malın sevki sırasında irsaliye düzenlemesi yapılacak ancak bu irsaliye için fatura düzenlenmeyecektir.
  • İrsaliyeli fatura düzenlenmesi halinde ayrıca sevk irsaliyesi düzenlenmesi gereksizdir.

İade Faturası

  • İade faturası, Maliye Bakanlığı onaylı veya noter tasdikli bir faturayla düzenlenir.
  • İade faturası, müşteri tarafından alınan malın satıcıya iadesinin ispatı dolayısıyla düzenlendiğinden, bu fatura sadece müşteri tarafından satıcıya hitaben düzenlenir.
  • İade faturası ile iade edilen malın bedeli satıcı tarafından kesilen ilk faturadaki bedelin aynısı olmalıdır. İade edilen malın farklı bir bedelle iadesi söz konusu olamaz.
  • İade edilen mal, satıcı tarafından müşteriye satılan mal miktarından fazla olamaz.
  • İade faturasının üzerinde, baş kısmına “iade faturasıdır” ifadesinin yazılması gerekecektir.

Açık Fatura-Kapalı Fatura

  • Açık fatura bedeli ödenmemiş fatura; kapalı fatura ise bedeli ödenmiş fatura anlamına gelir.
  • Faturanın üst bölümünün satıcı tarafından imzalanıp kaşelenmesi halinde satışın vadeli; alt bölümünün imzalanıp kaşelenmesi halinde satışın peşin yapıldığı kabul edilir.
  • Yargıtay kararlarına göre faturanın altına bedel alınmıştır şeklinde bir şerh verilmemiş dahi olsa şirket kaşesinin faturanın alt tarafına basılıp düzenleyen tarafından imzalanması halinde, fatura bedelinin müşteri tarafından ödenip, faturanın kapatılmış olduğu manasının çıkarılacağına karar verilmiştir.
  • Yine Yargıtay kararlarına göre kapalı düzenlenen faturalar, mutlak ödeme anlamına gelmez ancak, kapalı fatura ödemeye karine sayılır ve açık fatura, mal bedelinin ödenmediğine karine teşkil eder. Bu durumda alıcının, bu karinenin aksine mal bedelini ödediğine ilişkin savunmasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir.
  • Fatura bedelinin müşteri tarafından sonraki bir tarihte ödeneceği durumlarda fatura açık olarak düzenlenecektir.
  • Bedelin ödendiği tarihte açık fatura üzerinde faturayı kapatma işlemi yapılamaz. Zira açık düzenlenen fatura, muhasebe kayıtlarına tanzim tarihi itibarı ile alınmıştır ve her iki tarafın kayıtlarında açık fatura olarak yani bedeli ödenmemiş olarak görünmektedir.
  • Bu durumda tahsilatı yapan satıcı firmanın tahsil ettiği para, çek veya senet karşılığında müşterisine tahsilat makbuzu vermesi gerekir. Eğer satıcı firma, müşterisine tahsilat karşılığında bir tahsilat makbuzu vermezse müşteri, parayı ödediği ile ilgili olarak kendisi bir ödeme makbuzu düzenleyerek bunu satıcıya imzalatabilir.
  • Faturanın hem üst hem de alt kısmı imzalanmış ise ticaret odasından bununla ilgili bir teamül olup olmadığı sorulur.
  • Yargıtay kararına göre “davalı savunmasında işin bedelinin ödendiğini belirterek bunun ispatının zımnında faturaya dayanmıştır. Dosyada mevcut fatura suretinin tetkikinde faturanın hem üst kısmında hem alt kısmında imza bulunduğu görülmüş, ancak davacı ödemeyi kabul etmemiştir. Bu durumda mahkemece fatura sureti de eklenmek suretiyle Antalya Ticaret Odası’ndan bu şekilde düzenlenen faturanın bedelinin ödendiğini gösterir yerleşik bir teamül olup olmadığı sorularak davanın sonuçlandırılması yerine eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir”