İcra takibi, bir alacağın devlet eliyle tahsil edilmesini sağlayan hukuki yoldur. Ancak bir kişiye ödeme emri gönderilmiş olması, o kişinin mutlaka borçlu olduğu anlamına gelmez. Alacak hiç doğmamış olabilir, borç ödenmiş olabilir, alacak zamanaşımına uğramış olabilir, talep edilen faiz hatalı hesaplanmış olabilir veya takip yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olabilir. Bu nedenle icra hukukunda borçluya tanınan en önemli haklardan biri, icra takibine itiraz hakkıdır.
İcra takibine itiraz, özellikle ilamsız takiplerde borçlunun takibi durdurabilmesini sağlayan temel savunma aracıdır. Borçlu, ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra kanuni süresi içinde icra dairesine başvurarak borca, faize, yetkiye, imzaya veya takibin diğer unsurlarına itiraz edebilir. Süresinde ve usulüne uygun yapılan itiraz, genel haciz yoluyla ilamsız takipte takibi durdurur. Böylece alacaklı, duran takibe devam edebilmek için itirazı hükümden düşürecek hukuki yollara başvurmak zorunda kalır.
Bu yazıda icra takibine itiraz nasıl yapılır, itiraz süresi kaç gündür, hangi sebeplerle itiraz edilebilir, borca itiraz ile imzaya itiraz arasındaki fark nedir, yetki itirazı nasıl ileri sürülür, itirazdan sonra alacaklı ne yapabilir ve uygulamada hangi hatalar hak kaybına yol açar soruları ayrıntılı şekilde ele alınacaktır. Ayrıca yazının sonunda genel nitelikte örnek itiraz dilekçelerine yer verilmiştir.
İcra Takibine İtiraz Nedir?
İcra takibine itiraz, borçlunun kendisine gönderilen ödeme emrine karşı, icra takibinin tamamına veya bir kısmına karşı çıkmasıdır. Bu itiraz, icra dairesine yapılır. Borçlu, borcun bulunmadığını, borcun ödendiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, faizin yanlış hesaplandığını, icra dairesinin yetkisiz olduğunu veya takip dayanağındaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir.
İtiraz, yalnızca borcun esasına ilişkin olmak zorunda değildir. Takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine, talep edilen faize, ferilere, takip türüne, imzaya veya alacağın belirli bir kısmına da itiraz edilebilir. Bu nedenle itiraz dilekçesi hazırlanırken “borca itiraz ediyorum” şeklinde tek cümlelik genel bir beyan çoğu zaman yeterli görünse de, hak kaybı yaşanmaması için itiraz nedenlerinin dosyaya uygun şekilde açıklanması gerekir.
İcra takibine itirazın en önemli sonucu, süresinde yapılması hâlinde takibi durdurmasıdır. Takip durduğunda alacaklı doğrudan haciz isteyemez. Alacaklı, itirazı bertaraf etmek için itirazın iptali davası, itirazın kaldırılması yolu veya takibin türüne göre başka hukuki yollara başvurmak zorunda kalır.
Hangi İcra Takiplerinde İtiraz Gündeme Gelir?
İcra takibine itiraz denildiğinde en çok genel haciz yoluyla ilamsız takip akla gelir. Çünkü bu takip türünde alacaklı, elinde mahkeme kararı olmadan icra takibi başlatabilir. Borçlu da ödeme emrine karşı süresinde itiraz ederek takibin durmasını sağlayabilir.
Bunun dışında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde, yani çek, bono veya poliçeye dayalı takiplerde de borçlu bazı itiraz ve şikâyet yollarına başvurabilir. Ancak kambiyo takiplerinde süreler, başvuru mercii ve itirazın etkisi genel haciz yolundan farklıdır. Genel haciz yolunda itiraz icra dairesine yapılırken, kambiyo senetlerine mahsus takipte borca ve imzaya itiraz icra mahkemesine yapılır.
İlamlı icra takiplerinde ise durum farklıdır. İlamlı takip, mahkeme kararı veya ilam niteliğinde belgeye dayanır. Bu nedenle borçlu, genel haciz yolundaki gibi basit bir itirazla takibi durduramaz. İlamlı takipte borçlu, icranın geri bırakılması, zamanaşımı, ödeme, imhal veya ilamın icra edilebilirliğine ilişkin özel itiraz ve şikâyet yollarını değerlendirmelidir.
Bu nedenle ödeme emri geldiğinde ilk yapılması gereken şey, takibin türünü doğru belirlemektir. Genel haciz yolu mu, kambiyo takibi mi, ilamlı takip mi, tahliye talepli takip mi, rehnin paraya çevrilmesi yolu mu? Her takip türünde süre, mercii ve sonuç farklı olabilir.
İcra Takibine İtiraz Süresi
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmelidir. Bu süre hak kaybı bakımından son derece önemlidir. Süre kaçırılırsa takip kesinleşir ve alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir.
Süre hesabında ödeme emrinin tebliğ tarihi esas alınır. Tebliğ günü hesaba katılmaz; takip eden günden itibaren süre işlemeye başlar. Sürenin son günü resmi tatile denk gelirse süre tatili takip eden ilk iş günü sona erer. Ancak süre hesabında hata yapılması ciddi sonuç doğurabileceğinden ödeme emri alınır alınmaz tebliğ tarihi kontrol edilmelidir.
Borçlu ödeme emrini fiilen görmemiş olsa bile tebligat usulüne uygun yapılmışsa süre işlemeye başlayabilir. Buna karşılık tebligat usulsüz yapılmışsa, borçlu usulsüz tebligatı öğrendiği tarihi ileri sürebilir ve buna göre hukuki yollara başvurabilir. Usulsüz tebligat, gecikmiş itiraz ve şikâyet konuları uygulamada birbiriyle karıştırılmaktadır. Bu nedenle tebligatın nasıl ve kime yapıldığı mutlaka incelenmelidir.
Ödeme Emri Tebliğinden Önce İtiraz Edilebilir mi?
Kural olarak borçlu ödeme emrinin tebliğiyle takipten haberdar olur ve itiraz süresi de bu tebliğle başlar. Ancak uygulamada borçlu bazen ödeme emri kendisine tebliğ edilmeden önce icra dosyasını öğrenebilir. E-Devlet, UYAP vatandaş portalı, banka hesaplarındaki hareketler, haciz ihbarları veya üçüncü kişilerden gelen bilgi nedeniyle takipten erken haberdar olunabilir.
Bu durumda ödeme emri tebliğ edilmeden önce yapılan itirazın hukuki etkisi tartışmalıdır. Öğretide ve uygulamada bu konuda farklı değerlendirmeler yapılmıştır. Güvenli yol, ödeme emri tebliğ edildikten sonra kanuni süre içinde yeniden ve açık şekilde itiraz etmektir. Çünkü ödeme emri tebliğinden önce verilen dilekçenin her dosyada takip hukukuna etkili bir itiraz olarak kabul edileceği varsayımı hak kaybına yol açabilir.
Borçlu dosyayı önceden öğrenmişse, beklemeden hukuki destek almalı; ancak ödeme emri tebliği gerçekleştiğinde yedi günlük süre içinde ayrıca itiraz dilekçesi vermeyi ihmal etmemelidir.
İtiraz Nereye Yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, takibi başlatan icra dairesine yapılır. İtiraz yazılı dilekçeyle yapılabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Sözlü itiraz halinde beyanın icra tutanağına geçirilmesi gerekir. Uygulamada ispat kolaylığı bakımından yazılı dilekçe verilmesi daha güvenlidir.
İtiraz dilekçesi doğrudan ilgili icra dairesine verilebilir. Borçlu başka şehirde bulunuyorsa, bulunduğu yer icra dairesi aracılığıyla da itiraz dilekçesi gönderilebilir. Ancak süre kısa olduğundan, dilekçenin süresinde ilgili dosyaya ulaşıp ulaşmadığı dikkatle takip edilmelidir.
Avukat aracılığıyla yapılan itirazlarda vekâletname ve UYAP üzerinden işlem yapılması mümkündür. Ancak borçlu bizzat itiraz edecekse dilekçede dosya numarasını, icra dairesini, tarafları ve itirazın kapsamını açıkça yazmalıdır.
İtiraz Nasıl Yapılır?
İcra takibine itiraz için dilekçede açık bir itiraz iradesi bulunmalıdır. Borçlu, ödeme emrini kabul etmediğini, borca, faize, yetkiye veya imzaya itiraz ettiğini net şekilde belirtmelidir. Dilekçede belirsiz, çelişkili veya yalnızca açıklama niteliğinde ifadeler kullanılması ileride tartışma doğurabilir.
İtiraz dilekçesinde genel olarak şu bilgiler yer almalıdır:
İcra dairesinin adı,
Dosya numarası,
Borçlunun adı ve soyadı,
Alacaklının adı ve soyadı veya unvanı,
Ödeme emrinin tebliğ tarihi,
İtiraz edilen hususlar,
Borca itiraz ediliyorsa borcun bulunmadığı veya talep edilen miktarın kabul edilmediği,
Faize itiraz ediliyorsa faiz oranı, başlangıç tarihi veya faiz türüne itiraz edildiği,
Yetkiye itiraz ediliyorsa yetkili icra dairesinin hangisi olduğu,
İmzaya itiraz ediliyorsa imzanın açıkça inkâr edildiği,
Sonuç ve talep kısmı,
İmza.
İtirazın kapsamı çok önemlidir. Borçlu takibin tamamına itiraz edebileceği gibi yalnızca bir kısmına da itiraz edebilir. Kısmi itiraz yapılacaksa kabul edilen ve itiraz edilen miktar açıkça gösterilmelidir. Aksi halde itirazın kapsamı tartışmalı hale gelebilir.
Borca İtiraz
Borca itiraz, borçlunun takip konusu borcun tamamına veya bir kısmına karşı çıkmasıdır. Borçlu, hiç borcu olmadığını, borcun ödendiğini, alacağın doğmadığını, borcun sona erdiğini, zamanaşımına uğradığını veya talep edilen miktarın yanlış olduğunu ileri sürebilir.
Borca itiraz, genel haciz yoluyla ilamsız takipte takibi durdurur. Alacaklı takibe devam etmek istiyorsa itirazın iptali davası açmalı veya elinde kanunda sayılan belgeler varsa itirazın kaldırılması yoluna başvurmalıdır.
Borca itiraz ederken borçlunun tüm savunmalarını ayrıntılı şekilde yazması her zaman zorunlu değildir. Ancak uygulamada genel itiraz yerine somut itiraz sebeplerinin belirtilmesi daha sağlıklıdır. Örneğin “borca, faize ve ferilerine itiraz ediyorum” denilmesi takibi durdurabilir; fakat dosyanın sonraki aşamasında borçlunun hangi sebeplere dayandığı tartışılabilir. Bu nedenle borç ödenmişse ödeme tarihi, banka dekontu veya makbuz bilgisi; zamanaşımı varsa buna ilişkin açıklama; borcun hiç doğmadığı iddia ediliyorsa temel ilişkiye dair kısa açıklama dilekçede yer alabilir.
Kısmi İtiraz
Borçlu, takip konusu borcun tamamına değil, yalnızca bir kısmına itiraz edebilir. Buna kısmi itiraz denir. Kısmi itirazda borçlu, hangi miktarı kabul ettiğini ve hangi miktara itiraz ettiğini açıkça belirtmelidir.
Örneğin takipte 200.000 TL talep ediliyor, borçlu yalnızca 80.000 TL borcu olduğunu kabul ediyorsa, 120.000 TL yönünden itiraz ettiğini açıkça yazmalıdır. Böyle bir durumda kabul edilen kısım yönünden takip kesinleşebilir; itiraz edilen kısım yönünden ise takip durur.
Kısmi itirazda en büyük hata, “fazlaya itiraz ediyorum” gibi belirsiz ifadeler kullanmaktır. İtiraz edilen miktar açıkça belirtilmezse itirazın geçerliliği ve kapsamı tartışılabilir.
Faize İtiraz
İcra takiplerinde yalnızca ana para değil, faiz de önemli bir uyuşmazlık konusudur. Alacaklı yanlış faiz türü uygulamış, faiz başlangıç tarihini hatalı göstermiş, yasal faiz yerine ticari faiz istemiş veya işlemiş faizi fazla hesaplamış olabilir. Borçlu bu durumda faize ayrıca itiraz etmelidir.
Faize itiraz edilmediğinde, bazı durumlarda faiz kalemi kesinleşebilir. Bu nedenle borçlu ana paraya itiraz etmese bile faiz oranına, faiz türüne, başlangıç tarihine veya işlemiş faiz miktarına itiraz edebilir.
Dilekçede “takipte talep edilen faiz oranına, faiz başlangıç tarihine, işlemiş faize ve ferilere itiraz ediyorum” şeklinde açık ifade kullanılması faydalıdır. Eğer hangi faiz türünün uygulanması gerektiği biliniyorsa bu da belirtilebilir.
Yetki İtirazı
Yetki itirazı, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığının ileri sürülmesidir. Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçlu, icra dairesinin yetkisine itiraz edebilir. Ancak yetki itirazının etkili olabilmesi için yetkili icra dairesinin açıkça gösterilmesi gerekir.
Örneğin borçlu yalnızca “yetkiye itiraz ediyorum” demekle yetinirse, bu itirazın yeterliliği tartışmalı hale gelebilir. Doğru uygulama, “yetkili icra dairesi İzmir İcra Daireleridir” veya somut olaya göre hangi yer icra dairesi yetkiliyse onu açıkça belirtmektir.
Yetki itirazı borca itirazla birlikte yapılabilir. Borçlu hem borca hem yetkiye itiraz ediyorsa bunu dilekçede ayrı ayrı belirtmelidir. Alacaklı, yetki itirazını kabul ederse dosya yetkili icra dairesine gönderilebilir. Kabul etmezse uyuşmazlık itirazın kaldırılması veya iptali sürecinde değerlendirilir.
İmzaya İtiraz
Takip bir adi senede dayanıyorsa ve borçlu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa, imzaya açıkça itiraz etmelidir. İmzaya itiraz, borca itirazdan farklıdır. Borçlu imzayı inkâr etmeyi amaçlıyorsa bunu net şekilde yazmalıdır.
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte imzaya itiraz icra dairesine yapılır. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise imzaya itiraz icra mahkemesine yapılır ve süre farklıdır. Bu nedenle takip türü mutlaka kontrol edilmelidir.
İmzaya itiraz dilekçesinde “takip dayanağı belgede yer alan imza bana ait değildir, imzaya açıkça itiraz ediyorum” denilmesi gerekir. İmzaya itiraz edilmeden yalnızca borca itiraz edilirse, imza inkârı bakımından hak kaybı doğabilir.
Zamanaşımı İtirazı
Zamanaşımı, alacağın belirli süre içinde talep edilmemesi nedeniyle borçluya tanınan önemli bir savunmadır. Borçlu, alacağın zamanaşımına uğradığını düşünüyorsa bunu itiraz dilekçesinde ileri sürebilir.
Zamanaşımı itirazı, borca itiraz kapsamında değerlendirilebilir. Ancak dilekçede açıkça belirtilmesi daha güvenlidir. Özellikle eski tarihli alacaklarda, senetlerde, ticari ilişkilerde veya kira alacaklarında zamanaşımı savunması önem taşıyabilir.
Zamanaşımı teknik bir konu olduğu için yalnızca takip tarihine bakmak yeterli olmayabilir. Alacağın doğum tarihi, vade tarihi, kesilme veya durma halleri, daha önce yapılan takipler, dava açılıp açılmadığı ve borç ikrarı gibi hususlar ayrıca değerlendirilmelidir.
Usulsüz Tebligat ve Gecikmiş İtiraz
Borçlu ödeme emrinden hiç haberdar olmamış veya ödeme emri usulsüz tebliğ edilmiş olabilir. Böyle durumlarda iki farklı yol gündeme gelebilir: usulsüz tebligat şikâyeti ve gecikmiş itiraz.
Usulsüz tebligatta borçlu, tebligatın usule aykırı olduğunu ve öğrenme tarihinin esas alınması gerektiğini ileri sürebilir. Bu durumda icra mahkemesinden tebliğ tarihinin düzeltilmesi talep edilebilir.
Gecikmiş itiraz ise borçlunun kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememesi halinde başvurulan özel bir yoldur. Borçlu, ödeme emrine süresinde itiraz edememesine neden olan mazereti ve itiraz sebeplerini birlikte ileri sürmelidir. Gecikmiş itiraz icra mahkemesine yapılır. Bu başvuru, normal itirazdan farklıdır ve her süre kaçırma durumunda otomatik olarak kabul edilmez.
Uygulamada bu iki kurum sıkça karıştırılır. Borçluya ödeme emri usulsüz tebliğ edilmişse mesele gecikmiş itiraz değil, tebligatın usulsüzlüğü olabilir. Buna karşılık tebligat usulüne uygun olduğu halde borçlu ağır hastalık, doğal afet veya kendi kusuru dışındaki başka bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememişse gecikmiş itiraz gündeme gelebilir.
İtirazın Sonuçları
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Takip durduğunda alacaklı haciz isteyemez. Ancak bu durum borcun ortadan kalktığı anlamına gelmez. İtiraz yalnızca takip hukukunda alacaklının cebri icraya devam etmesini engeller.
Alacaklı, itirazı bertaraf etmek için hukuki yollara başvurabilir. Başvurulacak yol, alacaklının elindeki belgelere, alacağın niteliğine ve takip türüne göre değişir.
Alacaklının başvurabileceği başlıca yollar şunlardır:
İtirazın iptali davası,
İtirazın kesin kaldırılması,
İtirazın geçici kaldırılması,
Alacak davası,
Takibin türüne göre özel başvuru yolları.
Borçlu açısından itirazın sonucu da önemlidir. Borçlu haksız itiraz etmişse, şartları oluştuğunda icra inkâr tazminatı riskiyle karşılaşabilir. Buna karşılık alacaklı haksız takip yapmışsa, kötü niyet tazminatı veya başka hukuki sonuçlar gündeme gelebilir.
İtirazın İptali Davası Nedir?
İtirazın iptali davası, borçlunun itirazı üzerine duran ilamsız icra takibinin devamını sağlamak amacıyla alacaklı tarafından açılan davadır. Alacaklı, genel mahkemede alacağının varlığını ispat etmeye çalışır. Mahkeme davayı kabul ederse borçlunun itirazı iptal edilir ve takip devam eder.
İtirazın iptali davası, takip hukukuna bağlı özel bir dava niteliği taşır. Geçerli bir ilamsız icra takibi ve bu takibe karşı yapılmış geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Alacaklı bu davada alacağın varlığını genel hükümlere göre ispat eder. Elindeki belgeler İcra ve İflas Kanunu’nda sayılan belgelerle sınırlı olmak zorunda değildir.
İtirazın iptali davası ile alacak davası birbirine benzer görünse de aynı şey değildir. İtirazın iptali davası, daha önce başlatılmış ve itirazla durmuş bir takibe bağlıdır. Davanın amacı yalnızca alacağın tespiti değil, aynı zamanda duran takibin devamını sağlamaktır.
Bu davada mahkeme, şartları oluşmuşsa icra inkâr tazminatına da hükmedebilir. Ancak bunun için borçlunun itirazının haksızlığı, alacağın likit olup olmadığı ve diğer koşullar ayrıca değerlendirilir.
İtirazın Kaldırılması Nedir?
İtirazın kaldırılması, alacaklının belirli nitelikte belgelere dayanarak icra mahkemesinden borçlunun itirazının kaldırılmasını istemesidir. Bu yol, itirazın iptali davasına göre daha hızlıdır; ancak her alacaklı bu yola başvuramaz.
İtirazın kesin kaldırılabilmesi için alacaklının elinde kanunda belirtilen nitelikte belgeler bulunmalıdır. İcra mahkemesi, genel mahkeme gibi geniş bir alacak yargılaması yapmaz. İnceleme daha sınırlıdır. Bu nedenle itirazın kaldırılması yargılamasında tanık, genel ispat kuralları veya delil başlangıcı gibi konular sınırlı şekilde değerlendirilebilir.
İtirazın kaldırılması kararları, maddi anlamda kesin hüküm etkisi bakımından genel mahkeme kararlarından farklıdır. Borçlu, şartları varsa menfi tespit veya istirdat davası gibi yollarla maddi hukuk bakımından hakkını tartışmaya devam edebilir.
İtirazın İptali ile İtirazın Kaldırılması Arasındaki Fark
İtirazın iptali davası genel mahkemede açılır. Alacaklı, alacağın varlığını genel ispat kurallarına göre ispat eder. İtirazın kaldırılması ise icra mahkemesinde görülür ve alacaklının elindeki belgelerin kanunda aranan nitelikte olup olmadığı önem taşır.
İtirazın iptali davasında mahkeme alacağın esasını daha geniş şekilde inceler. İtirazın kaldırılmasında ise inceleme takip hukukuna daha sıkı bağlıdır ve ispat araçları sınırlıdır.
Alacaklının elinde kanunda sayılan güçlü belgeler varsa itirazın kaldırılması daha hızlı bir yol olabilir. Böyle bir belge yoksa alacaklının başvuracağı yol çoğu zaman itirazın iptali davasıdır.
Borçlu açısından da fark önemlidir. İtirazın kaldırılması yargılamasında savunma, belge ve takip hukuku ekseninde kurulur. İtirazın iptali davasında ise genel mahkeme yargılamasına uygun şekilde daha geniş delil ve savunma imkânı gündeme gelebilir.
İtiraz Geri Alınabilir mi?
Borçlu, yapmış olduğu itirazı geri alabilir. İtirazın geri alınması, İcra ve İflas Kanunu’nda ayrıntılı şekilde düzenlenmiş bir kurum olmamakla birlikte uygulamada önemli sonuçlar doğurur. Borçlu itirazını geri aldığında, itirazla durmuş olan takip devam edebilir.
İtirazın geri alınması da itiraz gibi açık bir irade beyanı gerektirir. Yazılı veya sözlü şekilde yapılabilir. Ancak ispat kolaylığı bakımından yazılı beyan verilmesi daha güvenlidir. İtirazın geri alınması icra dairesine yapılmalıdır.
Borçlu itirazını geri almadan önce bunun sonuçlarını dikkatle değerlendirmelidir. Çünkü itiraz geri alındığında takip kesinleşebilir ve alacaklı haciz işlemlerine devam edebilir. Borçlu ödeme planı, sulh, taksitlendirme veya haricen ödeme yapacaksa, itirazı geri alma beyanı ile ödeme anlaşması arasındaki ilişki açık kurulmalıdır.
İcra Takibine İtirazda Sık Yapılan Hatalar
İcra takibine itirazda en sık yapılan hata, sürenin kaçırılmasıdır. Ödeme emri alındıktan sonra yedi günlük süre kısa bir süredir. Borçlu çoğu zaman ödeme emrini inceledirmeyi erteler ve takip kesinleşir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ alındığında aynı gün dosya incelenmelidir.
İkinci hata, takip türünün yanlış belirlenmesidir. Genel haciz yolunda icra dairesine itiraz edilirken, kambiyo takibinde başvuru icra mahkemesine yapılır. Yanlış merciye yapılan başvuru süre bakımından hak kaybına yol açabilir.
Üçüncü hata, yetki itirazında yetkili icra dairesinin gösterilmemesidir. Yetki itirazı yapılacaksa yetkili yer açıkça yazılmalıdır.
Dördüncü hata, imza inkârının açık yapılmamasıdır. İmzaya itiraz edilecekse bu durum net şekilde belirtilmelidir. “Borca itiraz ediyorum” ifadesi her zaman imza inkârı yerine geçmeyebilir.
Beşinci hata, kısmi itirazda miktarın açık yazılmamasıdır. Borcun bir kısmı kabul ediliyorsa kabul edilen ve itiraz edilen tutar ayrı ayrı gösterilmelidir.
Altıncı hata, ödeme veya mahsup belgelerinin dilekçede hiç belirtilmemesidir. İtiraz dilekçesine delil eklemek her zaman zorunlu olmasa da, ödeme yapılmışsa dekontun belirtilmesi ileride uyuşmazlığın daha sağlıklı değerlendirilmesini sağlar.
Yedinci hata, itiraz edildiği halde dosyanın takip edilmemesidir. İtirazdan sonra alacaklı itirazın iptali davası açabilir veya itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir. Borçlu, gelen dava dilekçesi, duruşma günü veya tebligatları takip etmezse ikinci aşamada hak kaybı yaşayabilir.
Hak Kaybını Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ödeme emri tebliğ alındığında ilk olarak tebliğ tarihi not edilmelidir. Süre hesabı buna göre yapılmalıdır. Ardından takip türü belirlenmeli, dosya numarası ve icra dairesi kontrol edilmeli, takip dayanağı belgeler incelenmeli ve borcun gerçekten mevcut olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Borca, faize, yetkiye ve imzaya ilişkin tüm itirazlar süresi içinde ileri sürülmelidir. Kısmi itiraz yapılacaksa miktar açıkça yazılmalıdır. Yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmelidir. İmza inkârı varsa açıkça “imzaya itiraz” ifadesi kullanılmalıdır.
Borç ödenmişse ödeme belgeleri saklanmalıdır. Haricen ödeme yapıldıysa makbuz veya banka dekontu alınmalıdır. Sözlü ödeme iddiaları ileride ispat sorununa yol açabilir.
Tebligat usulsüz görünüyorsa bu konu ayrıca değerlendirilmelidir. Usulsüz tebligat, normal itiraz süresi, gecikmiş itiraz ve şikâyet yolları bakımından teknik sonuçlar doğurur.
İtiraz dilekçesi verildikten sonra dosya kapanmış sayılmamalıdır. Alacaklı itirazı hükümden düşürmek için dava açabilir. Bu nedenle borçlu yeni tebligatları, dava açılıp açılmadığını ve icra dosyasının durumunu takip etmelidir.
Örnek İcra Takibine İtiraz Dilekçeleri
Aşağıdaki dilekçeler genel örnek niteliğindedir. Her icra dosyası kendi borç ilişkisine, takip türüne, ödeme emrine, tebligata ve delil durumuna göre ayrıca değerlendirilmelidir. Özellikle kambiyo takibi, ilamlı takip, tahliye talepli takip, rehin takibi ve usulsüz tebligat gibi özel durumlarda standart dilekçe kullanılması hak kaybına yol açabilir.
Örnek 1: Genel Borca, Faize ve Ferilere İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Ödeme emrine, borca, faize ve ferilerine itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ediyorum.
Takip konusu borcu kabul etmiyorum. Alacaklı tarafa ödeme emrinde belirtilen tutarda herhangi bir borcum bulunmamaktadır. Bu nedenle takip konusu borca, işlemiş faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve tüm ferilere açıkça itiraz ediyorum.
Yapılan itiraz nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ödeme emrine, borca, faize ve ferilerine süresi içinde itiraz ettiğimin kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Örnek 2: Yetki İtirazı ile Birlikte Borca İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Yetkiye, borca, faize ve ferilere itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ediyorum.
Öncelikle icra dairenizin yetkisine itiraz ediyorum. Takibe konu edildiği iddia edilen borç ilişkisi ve tarafların hukuki durumu dikkate alındığında yetkili icra dairesi ... İcra Daireleridir.
Ayrıca takip konusu borcu kabul etmiyorum. Alacaklıya ödeme emrinde belirtilen miktarda borcum bulunmamaktadır. Bu nedenle borca, işlemiş faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve tüm ferilere açıkça itiraz ediyorum.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yetki itirazımızın kabulüne, yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğunun tespitine, ayrıca borca, faize ve ferilere itirazımız nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Örnek 3: Kısmi Borca İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Takip konusu borcun bir kısmına itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde kısmen itiraz ediyorum.
Takipte toplam ... TL talep edilmiştir. Bu miktarın yalnızca ... TL’lik kısmını kabul ediyorum. Bunun dışında kalan ... TL yönünden borcu kabul etmiyorum. Bu nedenle kabul edilmeyen kısma, bu kısma ilişkin faize ve ferilere açıkça itiraz ediyorum.
Kabul edilen miktar dışındaki kısım yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, takip konusu alacağın ... TL’yi aşan kısmına, bu kısma ilişkin faize ve ferilere itirazımın kabulü ile itiraz edilen kısım yönünden takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Örnek 4: İmzaya İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Takip dayanağı belgede yer alan imzaya, borca, faize ve ferilere itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ediyorum.
Takip dayanağı olarak gösterilen belgede yer alan imza tarafıma ait değildir. Bu nedenle imzaya açıkça itiraz ediyorum.
Ayrıca takip konusu borcu da kabul etmiyorum. Borca, işlemiş faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve tüm ferilere itiraz ediyorum.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, takip dayanağı belgede yer alan imzaya açıkça itiraz ettiğimin kabulüne, borca, faize ve ferilere yönelik itirazlarımız nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Örnek 5: Ödeme Nedeniyle Borca İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Ödenmiş borç nedeniyle ödeme emrine itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ediyorum.
Takip konusu edilen borç daha önce ödenmiştir. Bu nedenle alacaklı tarafın aynı borç için yeniden takip başlatması hukuken yerinde değildir. Ödemeye ilişkin belgeler gerektiğinde sunulacaktır.
Bu kapsamda borca, faize, faiz başlangıç tarihine, işlemiş faize ve tüm ferilere açıkça itiraz ediyorum.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, ödeme emrine ve takip konusu borca itirazımın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Örnek 6: Zamanaşımı Nedeniyle İtiraz Dilekçesi
... İCRA DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE
Dosya No: .../... E.
Borçlu: ...
Alacaklı: ...
Konu: Zamanaşımı, borç, faiz ve ferilere itirazlarımızın sunulmasından ibarettir.
Açıklamalar
Tarafıma .../.../... tarihinde tebliğ edilen ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ediyorum.
Takip konusu edildiği iddia edilen alacak zamanaşımına uğramıştır. Bu nedenle takip konusu borcu kabul etmiyorum. Borca, zamanaşımına, işlemiş faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine ve tüm ferilere açıkça itiraz ediyorum.
Sonuç ve Talep
Yukarıda açıklanan nedenlerle, zamanaşımı itirazımızın ve borca yönelik itirazlarımızın kabulü ile takibin durdurulmasına karar verilmesini arz ve talep ederim.
Tarih
Borçlu
Ad Soyad
İmza
Sıkça Sorulan Sorular
İcra takibine itiraz süresi kaç gündür?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Bu süre içinde icra dairesine itiraz edilmezse takip kesinleşebilir. Ancak kambiyo takipleri ve ilamlı takipler bakımından süreler ve başvuru yolları farklıdır.
İcra takibine itiraz nereye yapılır?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz, takibin başlatıldığı icra dairesine yapılır. Borçlu başka şehirdeyse bulunduğu yer icra dairesi aracılığıyla da dilekçe gönderebilir. Kambiyo senetlerine mahsus takiplerde ise itiraz mercii icra mahkemesidir.
Borca itiraz edince takip tamamen durur mu?
Genel haciz yoluyla ilamsız takipte süresinde yapılan borca itiraz takibi durdurur. Ancak bu, borcun tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Alacaklı, itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yolu ile takibin devamını sağlamaya çalışabilir.
Sadece faize itiraz edilebilir mi?
Evet. Borçlu ana parayı kabul edip yalnızca faize, faiz oranına, faiz başlangıç tarihine veya işlemiş faiz miktarına itiraz edebilir. Bu durumda itirazın kapsamı dilekçede açıkça belirtilmelidir.
Yetki itirazında nelere dikkat edilmelidir?
Yetki itirazı yapılırken yalnızca “yetkiye itiraz ediyorum” demekle yetinilmemelidir. Yetkili icra dairesinin neresi olduğu açıkça yazılmalıdır. Yetki itirazı borca itirazla birlikte ileri sürülebilir.
İmzaya itiraz nasıl yapılır?
Takip dayanağı adi senetteki imzanın borçluya ait olmadığı ileri sürülecekse imzaya açıkça itiraz edilmelidir. Dilekçede “takip dayanağı belgede yer alan imza tarafıma ait değildir, imzaya açıkça itiraz ediyorum” şeklinde net ifade kullanılmalıdır.
İtiraz süresi kaçırılırsa ne yapılabilir?
Süre kaçırılmışsa öncelikle tebligatın usulüne uygun olup olmadığı incelenmelidir. Tebligat usulsüzse tebliğ tarihinin düzeltilmesi için şikâyet yolu değerlendirilebilir. Borçlu kusuru olmaksızın bir engel nedeniyle itiraz edememişse gecikmiş itiraz gündeme gelebilir. Ancak bu yollar teknik şartlara bağlıdır.
İtirazdan sonra alacaklı ne yapabilir?
Alacaklı, duran takibe devam etmek için itirazın iptali davası açabilir veya elinde kanunda aranan nitelikte belge varsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Hangi yolun seçileceği alacağın niteliğine ve alacaklının elindeki belgelere göre değişir.
İtiraz geri alınabilir mi?
Evet. Borçlu, yaptığı itirazı geri alabilir. İtirazın geri alınması ile takip devam edebilir. Bu nedenle borçlu itirazını geri almadan önce ödeme, sulh veya taksitlendirme koşullarını dikkatle değerlendirmelidir.
Avukatsız icra takibine itiraz edilebilir mi?
Borçlu kendisi de icra dairesine başvurarak itiraz edebilir. Ancak takip türünün doğru belirlenmesi, sürenin kaçırılmaması, yetki veya imza itirazının doğru yapılması ve kısmi itirazın açık yazılması bakımından hukuki değerlendirme önemlidir.
Sonuç
İcra takibine itiraz, borçlunun haksız veya hatalı icra takibine karşı kullanabileceği en temel hukuki yollardan biridir. Özellikle genel haciz yoluyla ilamsız takipte, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde yapılan usulüne uygun itiraz, takibin durmasını sağlar.
Ancak itiraz yalnızca süre içinde dilekçe vermekten ibaret değildir. Takip türü doğru belirlenmeli, borca mı, faize mi, yetkiye mi, imzaya mı yoksa borcun bir kısmına mı itiraz edildiği açıkça yazılmalıdır. Yetki itirazında yetkili icra dairesi gösterilmeli, imza inkârı varsa bu husus ayrıca belirtilmeli, kısmi itirazda kabul edilen ve itiraz edilen miktarlar netleştirilmelidir.
İtirazdan sonra süreç sona ermez. Alacaklı, itirazın iptali davası veya itirazın kaldırılması yoluna başvurabilir. Bu aşamada borçlu, yaptığı itirazın dayanaklarını belge ve hukuki sebeplerle savunmak zorunda kalabilir.
Sonuç olarak ödeme emri tebliğ alındığında süre kaybetmeden dosya incelenmeli, takip türü belirlenmeli, itiraz sebepleri doğru tespit edilmeli ve itiraz dilekçesi açık, anlaşılır ve dosyaya uygun şekilde hazırlanmalıdır. İcra hukukunda süreler kısa, sonuçlar ağırdır; bu nedenle ilk aşamadaki küçük bir hata, ilerleyen süreçte ciddi hak kaybına yol açabilir.
Turkish
English
Russian
العربية
German