İCRA DOSYASINDA ZAMANAŞIMI SÜRELERİ

İcra dosyasında zamanaşımı, uygulamada çoğu zaman “dosya uzun süre işlem görmedi, artık düşmüş müdür?” sorusu üzerinden tartışılmaktadır. Ancak icra hukukunda zamanaşımı, yalnızca dosyanın açık veya kapalı görünmesine göre belirlenmez. Takibin türü, alacağın dayanağı, ödeme emrinin kesinleşip kesinleşmediği, son icra işleminin tarihi, haciz talebi yapılıp yapılmadığı ve borçlunun zamanaşımı itirazını süresinde ileri sürüp sürmediği ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bu nedenle icra dosyasında zamanaşımı incelenirken ilk ayrım, takipten önce doğmuş zamanaşımı ile takip kesinleştikten veya dosya işlem gördükten sonra doğan zamanaşımı arasındadır. Çünkü borçlu, takipten önce gerçekleşmiş zamanaşımını ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürmezse, sonraki aşamada aynı savunmayı her zaman ileri sürebileceğini düşünmemelidir. Buna karşılık takip kesinleştikten sonra dosyada uzun süre işlem yapılmamışsa, borçlu bu defa icranın geri bırakılması yoluyla zamanaşımı itirazında bulunabilir.

1. İcra Takibi Zamanaşımını Keser mi?

İcra takibi başlatılması, maddi hukuk bakımından önemli bir sonuç doğurur: Alacaklının takip talebinde bulunmasıyla birlikte alacağa ilişkin zamanaşımı kesilir. DergiPark’ta yayımlanan çalışmalarda da, alacaklının gerekli harçları ödeyerek takip talebinde bulunmasının zamanaşımını kestiği; bunun için ödeme emrinin borçluya ayrıca tebliğ edilmiş olmasının zorunlu olmadığı ifade edilmektedir.

Bu nokta uygulamada önemlidir. Çünkü alacaklı, zamanaşımı süresi dolmadan icra takibi başlatmışsa, takip talebiyle birlikte süre kesilir ve alacak yeni bir zamanaşımı sürecine girer. Ancak bu sonuç, alacaklıya dosyayı sınırsız süre boyunca işlemsiz bırakma hakkı vermez. Takipten sonra yapılan işlemler, son işlem tarihi ve takibin hangi aşamada kaldığı ayrıca değerlendirilir.

2. Genel Haciz Yoluyla İlamsız Takipte Zamanaşımı

Genel haciz yoluyla ilamsız takipte borçluya ödeme emri tebliğ edilir. Borçlu, ödeme emrine karşı süresi içinde itiraz etmezse takip kesinleşir. DergiPark’ta yayımlanan zamanaşımı incelemelerinde, genel haciz yoluyla takipte borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmesi gerektiği, aksi hâlde takibin kesinleşeceği belirtilmektedir.

Burada zamanaşımı bakımından iki farklı ihtimal vardır:

Birincisi, alacak takip başlatılmadan önce zamanaşımına uğramış olabilir. Bu durumda borçlu, zamanaşımı savunmasını ödeme emrine itiraz süresi içinde ileri sürmelidir. Borçlu bu süreyi geçirirse, takipten önce gerçekleşen zamanaşımına dayanarak takibi durdurması kural olarak mümkün olmaz.

İkincisi, takip kesinleştikten sonra dosya uzun süre işlemsiz kalmış olabilir. Bu durumda artık tartışma, takipten önceki zamanaşımı değil, kesinleşmiş takipten sonraki zamanaşımıdır. Borçlu, şartları oluşmuşsa İİK m. 71/2 kapsamında zamanaşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasını isteyebilir.

3. Takipten Önceki Zamanaşımı ile Takipten Sonraki Zamanaşımı Ayrımı

İcra dosyalarında en sık yapılan hata, bu iki dönemin birbirine karıştırılmasıdır. Takipten önce alacağın zamanaşımına uğradığı iddiası, ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülmesi gereken bir savunmadır. Buna karşılık takip kesinleştikten sonra dosyada uzun süre işlem yapılmaması nedeniyle doğan zamanaşımı, daha sonraki aşamada icranın geri bırakılması talebine konu olabilir.

Kambiyo senetlerine özgü takip bakımından bu ayrım daha da keskindir. DergiPark’ta yayımlanan bir çalışmada, zamanaşımına uğramış bir kambiyo senedine dayanılarak takip yapılmışsa borçlunun bu itirazı beş günlük süre içinde icra mahkemesinde ileri sürmesi gerektiği; aksi hâlde takipten önceki zamanaşımının sonradan İİK m. 71/2 kapsamında ileri sürülemeyeceği açıklanmıştır.

Bu nedenle borçlu açısından kritik soru şudur: Zamanaşımı, takip başlamadan önce mi gerçekleşti, yoksa takip kesinleştikten sonra mı doğdu? Verilecek cevap, başvurulacak hukuki yolu belirler.

4. Kambiyo Senetlerine Mahsus Takipte Zamanaşımı

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlunun zamanaşımı itirazı, genel haciz yoluna göre daha kısa sürelere bağlıdır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün içinde icra mahkemesine başvurarak zamanaşımı itirazını ileri sürmelidir.

DergiPark’ta yayımlanan güncel çalışmada, icra müdürünün kambiyo senedinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kendiliğinden inceleyemeyeceği; bu itirazın borçlu tarafından süresinde ileri sürülmesi gerektiği ifade edilmektedir. Aynı çalışmada, beş günlük süre içinde zamanaşımı itirazında bulunmayan borçlunun, takipten önceki zamanaşımına dayanarak daha sonra icranın geri bırakılması talebinde bulunamayacağı belirtilmektedir.

Bu sebeple kambiyo takiplerinde zamanaşımı savunması “dosya ilerleyince bakarız” denilecek bir savunma değildir. Süre kaçırılırsa, borçlu takipten önce var olan zamanaşımı itirazını büyük ölçüde kaybeder.

5. İlamlı İcra Takibinde Zamanaşımı

İlamlı icrada zamanaşımı bakımından temel kural, ilama dayanan takibin son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğramasıdır. DergiPark’ta yayımlanan çalışmalarda İİK m. 39 kapsamında, ilama dayalı takip ve alacakların on yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu; ilamlı takipte son işlem tarihi üzerinden on yıl geçmesi hâlinde ilamın icrasına zamanaşımı nedeniyle devam edilemeyeceği ifade edilmektedir.

Bu kural özellikle eski tarihli mahkeme kararlarına dayalı takiplerde önemlidir. Alacaklı, ilamı icraya koymuş fakat dosyada uzun süre hiçbir işlem yapmamışsa, borçlu son işlem tarihinden itibaren on yıllık sürenin geçip geçmediğini incelemelidir. On yıllık süre geçmişse, borçlu icranın geri bırakılması talebinde bulunabilir.

İcra kefaleti bakımından da DergiPark’ta yayımlanan bir Yargıtay karar incelemesinde, icra kefaletinin zamanaşımı yönünden İcra ve İflas Kanunu hükümlerine tabi olduğu ve İİK m. 39’daki “son muamele üzerinden on sene” kuralının dikkate alınacağı belirtilmiştir.

6. İşlemden Kaldırılan İcra Dosyasında Zamanaşımı

İcra dosyasının işlemden kaldırılması, alacağın kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmez. Ancak dosyanın işlemden kaldırılması, alacaklının yeniden haciz isteyebilmesi için yenileme talebinde bulunmasını gerektirir. DergiPark’ta yayımlanan çalışmada, alacaklının bir yıllık süre içinde haciz talep etmemesi veya haciz talebini geri alıp aynı süre içinde yenilememesi hâlinde dosyanın işlemden kaldırılacağı; yeniden haciz için yenileme talebinin gerektiği ifade edilmektedir. Aynı değerlendirmede, yenileme talebinden önce alacak zamanaşımına uğramışsa borçlunun İİK m. 71/2 uyarınca icranın geri bırakılmasını isteyebileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle “dosya işlemden kaldırılmış” tespiti tek başına yeterli değildir. Şu sorular ayrıca sorulmalıdır:

Dosyada son işlem tarihi nedir?
Alacağın tabi olduğu zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Yenileme talebi yapılmış mıdır?
Yenileme tarihinden önce zamanaşımı tamamlanmış mıdır?
Borçlu zamanaşımı itirazını hangi aşamada ileri sürmektedir?

Bu sorular cevaplanmadan icra dosyasının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı sağlıklı biçimde belirlenemez.

7. Haciz İsteme Süresi ile Zamanaşımı Aynı Şey Değildir

İcra dosyasında süreler bakımından bir diğer karışıklık, haciz isteme süresi ile zamanaşımı süresinin birbirine karıştırılmasıdır. Haciz isteme süresi, icra takibinin usuli aşamalarına ilişkin bir süredir. Zamanaşımı ise alacağın takip edilebilirliğiyle ilgilidir.

DergiPark’ta yayımlanan “İcra ve İflas Kanunu’nda Düzenlenen Süreler ve İrade Özerkliği İlkesi” başlıklı çalışmada, İİK m. 78/2 uyarınca alacaklının ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde haciz istemesi gerektiği; İİK m. 106 kapsamında ise satış isteme sürelerinin ayrıca düzenlendiği belirtilmektedir.

Dolayısıyla haciz isteme süresinin kaçırılması, her zaman alacağın zamanaşımına uğradığı anlamına gelmez. Fakat dosyanın işlemden kaldırılması, yenileme zorunluluğu ve aradan geçen süre birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımı savunması gündeme gelebilir.

8. İcra Takip İşlemlerinin Zamanaşımı Üzerindeki Etkisi

İcra hukukunda her işlem aynı etkiyi doğurmaz. DergiPark’ta yayımlanan “İcra İşleminin Yapısı ve Hukuki Rejimi” başlıklı çalışmada, icra takip işlemlerinin icra dairesi tarafından borçluya karşı yapılan ve takibin ilerlemesini sağlamaya yönelik işlemler olduğu; bu işlemlerin takibin güncel durumu ve zamanaşımı üzerinde doğrudan etkili olabileceği belirtilmektedir.

Bu nedenle zamanaşımı incelemesinde dosyadaki her kayıt aynı değerde kabul edilmemelidir. Örneğin yalnızca dosyanın UYAP’ta açık görünmesi, tek başına zamanaşımını kesen veya yeniden başlatan bir işlem olarak değerlendirilemez. Önemli olan, dosyada alacağın tahsiline yönelik, takip hukukunda sonuç doğuran bir işlem yapılıp yapılmadığıdır.

9. Zamanaşımı İtirazı Re’sen Dikkate Alınır mı?

Zamanaşımı, kural olarak borçlu tarafından ileri sürülmesi gereken bir def’idir. Borçlu ileri sürmedikçe icra müdürlüğü veya mahkeme her durumda kendiliğinden zamanaşımı incelemesi yapmaz. Özellikle kambiyo takiplerinde icra müdürünün senedin zamanaşımına uğrayıp uğramadığını kendiliğinden değerlendiremeyeceği, borçlunun bu itirazı süresinde icra mahkemesine taşıması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu nedenle borçlu bakımından zamanaşımı, yalnızca “sürenin geçmiş olması” ile sonuç doğurmaz. Sürenin geçtiği doğru olsa bile, doğru aşamada, doğru merciye ve doğru hukuki yolla başvurulması gerekir.

10. Sonuç

İcra dosyasında zamanaşımı süreleri, tek bir genel kuralla açıklanamaz. İlamsız takipte, kambiyo takibinde ve ilamlı takipte farklı süreler ve farklı itiraz yolları vardır. Takipten önce doğmuş zamanaşımı ödeme emrine itiraz aşamasında ileri sürülmelidir. Takip kesinleştikten sonra dosya uzun süre işlemsiz kalmışsa, borçlu bu defa icranın geri bırakılması yoluna başvurabilir. İlamlı takiplerde ise son işlem üzerinden on yıl geçmesi, İİK m. 39 kapsamında zamanaşımı savunmasını gündeme getirir.

Uygulamada yapılması gereken, icra dosyasındaki son esaslı işlemin tespit edilmesi, takibin türünün belirlenmesi, alacağın dayanağının incelenmesi ve borçlunun zamanaşımı itirazını hangi aşamada ileri sürebileceğinin doğru saptanmasıdır. Aksi hâlde zamanaşımı süresi geçmiş olsa bile, borçlu yanlış zamanda veya yanlış yolla başvurduğu için savunmasını kaybedebilir.