12. Yargı Paketi Neler Getiriyor? İcra, HAGB, Belirsiz Alacak Davası, Tazminat Faizi ve IBAN Dolandırıcılığı Düzenlemeleri

12. Yargı Paketi Neler Getiriyor?

Kamuoyunda 12. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifi, yargılama süreçlerinde yaşanan bazı sorunları gidermek ve mahkemelerin işleyişini daha etkili hale getirmek amacıyla hazırlanmıştır. Teklif; ceza muhakemesi, hukuk yargılaması, icra takipleri, idari yargı, tazminat hukuku, dijital deliller, HAGB kararları ve dolandırıcılık dosyaları bakımından önemli değişiklikler içermektedir.

Öncelikle belirtmek gerekir ki 12. Yargı Paketi bir genel af paketi değildir. Paket, cezaevindeki tüm hükümlüleri kapsayan genel bir tahliye veya kapsamlı infaz indirimi düzenlemesi olarak değerlendirilmemelidir. Teklifin ana amacı, belirli kanunlarda değişiklik yaparak yargılamaların daha hızlı, etkili ve düzenli yürütülmesini sağlamaktır.

Yargı Paketi henüz kesinleşmiş bir kanun metni değildir. Teklif TBMM’ye sunulmuş ve yasama süreci başlamıştır. Ancak hükümlerin yürürlüğe girebilmesi için teklifin TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir. Bu nedenle bu yazıda yer alan değerlendirmeler, kanunlaşma süreci devam eden teklif metni esas alınarak yapılmıştır.

12. Yargı Paketi yürürlüğe girdi mi?

Yargı Paketi, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girmiş kesin bir kanun metni değildir. Teklifin kanunlaşması için TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesi ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.

Bu nedenle paket hakkında değerlendirme yapılırken “yürürlüğe girdi” veya “kanunlaştı” gibi kesin ifadeler yerine, “teklif metnine göre”, “kanunlaşması halinde” veya “düzenleme kabul edilirse” ifadeleri kullanılmalıdır.

12. Yargı Paketi genel af mı?

Yargı Paketi genel af değildir. Teklifte bazı ceza muhakemesi kurumlarına ve belirli suç tiplerine ilişkin değişiklikler bulunsa da bu düzenlemeler tüm hükümlüleri kapsayan bir af niteliğinde değildir.

Paket kapsamında HAGB, dijital deliller, kaçak sanık hakkında yargılama, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi ve hesap kullandırma yoluyla dolandırıcılık gibi başlıklarda düzenlemeler bulunmaktadır. Ancak bu düzenlemeler, genel af veya herkesin tahliyesi sonucunu doğuracak bir infaz indirimi olarak yorumlanmamalıdır.

Bu nedenle kamuoyunda yer alan “af çıktı”, “herkes tahliye olacak” veya “cezalar silinecek” şeklindeki değerlendirmeler hukuken doğru değildir.

HAGB kararlarında ne değişiyor?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza yargılamasında en çok tartışılan kurumlardan biridir. HAGB kararı verildiğinde sanık hakkında hüküm kurulmakta, ancak bu hükmün açıklanması belirli şartlarla geri bırakılmaktadır.

Mevcut uygulamada HAGB kararlarına karşı kanun yolu denetiminin sınırlı olması uzun süredir eleştirilmektedir. Sanık hakkında fiilen mahkûmiyet sonucu doğurabilecek bir karar verilmesine rağmen, kararın yeterli derecede üst mahkeme incelemesinden geçmemesi önemli bir sorun olarak görülmektedir.

Yargı Paketi ile HAGB kararlarına karşı istinaf yolunun açılması öngörülmektedir. HAGB kararının bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi halinde ise temyiz yoluna gidilebilecektir.

Bu değişiklik kabul edilirse, HAGB kararları yalnızca dar kapsamlı bir itiraz incelemesine tabi olmayacak; kararın hukuka uygunluğu daha kapsamlı şekilde denetlenebilecektir.

Teklifte ayrıca işkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda HAGB uygulanamayacağına ilişkin düzenleme de yer almaktadır. Bu hüküm, özellikle kamu görevlilerinin kötü muamele iddialarında cezasızlık algısının önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Belirsiz alacak davası kaldırılıyor mu?

Yargı Paketi’nin hukuk yargılaması bakımından en dikkat çeken düzenlemelerinden biri belirsiz alacak davasına ilişkindir.

Belirsiz alacak davası, alacağın miktarının dava açıldığı anda tam ve kesin olarak belirlenemediği hallerde davacıya dava açma imkânı sağlayan önemli bir dava türüdür. Özellikle işçilik alacakları, tazminat davaları, trafik kazası dosyaları, maluliyet davaları, destekten yoksun kalma tazminatları ve sigorta uyuşmazlıklarında sıkça kullanılmaktadır.

Teklif metnine göre, HMK 107’de düzenlenen belirsiz alacak davasının kaldırılması öngörülmektedir. Buna karşılık kısmi dava kurumu güçlendirilmektedir.

Yeni sistemde davacı, alacağının yalnızca bir kısmını dava edebilecek; aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere tahkikat sona erinceye kadar talebini artırabilecektir. Artırılan kısım bakımından zamanaşımının dava tarihinde kesilmiş sayılması öngörülmektedir.

Bu düzenleme kanunlaşırsa, uygulamada belirsiz alacak davası yerine kısmi dava ve talep artırımı sistemi daha fazla kullanılacaktır. Ancak alacağın başlangıçta belirlenmesinin mümkün olmadığı dosyalarda harç, zamanaşımı, hukuki yarar, faiz başlangıcı ve talep artırımı gibi konular yeni tartışmalar doğurabilecektir.

IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında ceza indirimi

Son yıllarda banka hesabını, IBAN bilgisini, elektronik para hesabını veya kripto varlık hesabını başkasına kullandıran kişiler hakkında çok sayıda dolandırıcılık soruşturması yürütülmektedir. Bu dosyalarda bazı kişiler doğrudan dolandırıcılık organizasyonunun içinde yer alırken, bazı kişiler yalnızca hesabını kullandırdığı iddiasıyla soruşturmaya dahil edilmektedir.

Yargı Paketi ile dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarında, suça katılımı yalnızca hesap veya ödeme aracı temininden ibaret olan kişiler hakkında ceza indirimi yapılması öngörülmektedir.

Buna göre, kişinin eylemi yalnızca banka hesabı, kredi kartı, ödeme kuruluşu hesabı, elektronik para hesabı, kripto varlık hesabı veya bu hesaplara erişim sağlayan bilgi ve araçları temin etmekten ibaretse, verilecek cezada indirim yapılabilecektir.

Bu düzenleme, hesabını kullandıran herkesin cezasız kalacağı anlamına gelmez. Kişinin yalnızca hesap temin edip etmediği, paranın çekilmesine veya transfer edilmesine katılıp katılmadığı, mağdurla iletişim kurup kurmadığı, suçtan menfaat elde edip etmediği ve organizasyon içindeki konumu her dosyada ayrıca değerlendirilecektir.

Dolayısıyla bu hüküm otomatik beraat sonucu doğurmaz. Ancak eylemi gerçekten yalnızca hesap temini seviyesinde kalan kişiler bakımından daha orantılı bir ceza belirlenmesini sağlayabilir.

İdare aleyhine ilamlı icrada yeni başvuru şartı

Paketin uygulamada önemli sonuç doğuracak hükümlerinden biri de idare aleyhine verilen para alacaklarına ilişkin ilamların icraya konulmasıyla ilgilidir.

Teklif metnine göre, idare aleyhine hükmedilen para alacağı, vekâlet ücreti veya yargılama gideri için doğrudan icra takibi başlatılmadan önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılması gerekecektir. Bu başvuruda alacaklının banka hesap bilgilerinin de bildirilmesi öngörülmektedir.

İdare, başvurudan itibaren bir ay içinde ödeme yapmazsa, bu sürenin sonunda ilamlı icra takibi başlatılabilecektir.

Bu düzenleme kanunlaşırsa, kamu kurumlarına karşı kazanılan davalarda vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin tahsili bakımından uygulama değişecektir. Artık doğrudan icra takibi başlatmak yerine, önce idareye başvuru yapılması ve bir aylık ödeme süresinin beklenmesi gerekecektir.

Bu nedenle idareye yapılacak başvurunun ispatlanabilir şekilde yapılması önemlidir. Başvurunun tarihi, içeriği, banka hesap bilgilerinin bildirilip bildirilmediği ve başvurunun idareye ulaşıp ulaşmadığı ileride doğabilecek uyuşmazlıklarda belirleyici olabilir.

Dijital deliller ve bilgisayarda arama

Ceza soruşturmalarında dijital delillerin önemi her geçen gün artmaktadır. Bilgisayarlar, cep telefonları, harici diskler, bulut hesapları, e-posta içerikleri ve dijital kayıtlar birçok dosyada belirleyici delil haline gelmiştir.

Yargı Paketi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve dijital kayıtlarda arama, kopyalama ve el koyma işlemlerini daha ayrıntılı şekilde düzenlemektedir.

Bu tedbire başvurulabilmesi için kuvvetli şüphe bulunması ve başka şekilde delil elde edilememesi şartı aranacaktır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı karar verebilecek; ancak bu kararın kısa süre içinde hâkim onayına sunulması gerekecektir.

Hâkim onayı alınmazsa elde edilen kopya ve çözüm metinlerinin imha edilmesi gerekecektir.

Bu düzenleme, bir yandan soruşturmanın etkin yürütülmesini, diğer yandan kişilerin özel hayatının ve kişisel verilerinin korunmasını amaçlamaktadır. Çünkü dijital materyaller yalnızca suça ilişkin verileri değil, kişinin özel hayatına, ailesine, mesleğine, ticari ilişkilerine ve kişisel iletişimine dair çok sayıda bilgiyi de içerebilir.

Bu nedenle dijital deliller üzerinde arama ve el koyma işlemlerinin sıkı usul kurallarına bağlanması, adil yargılanma hakkı ve özel hayatın korunması bakımından önemlidir.

Tazminat faizinde yeni dönem

Yargı Paketi’nin tazminat hukukunu ilgilendiren önemli düzenlemelerinden biri, çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcına ilişkindir.

Teklif metnine göre, kazancın bilindiği dönem için faiz zarar tarihinden itibaren işleyecektir. Buna karşılık kazancın bilinmediği dönem için faiz karar tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Bu ayrım özellikle trafik kazası, iş kazası, maluliyet ve ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma davalarında önemlidir. Çünkü bu tür dosyalarda tazminat hesabı çoğu zaman bilinen dönem ve bilinmeyen dönem ayrımı üzerinden yapılmaktadır.

Düzenleme kanunlaşırsa, zarar tarihinden itibaren faiz işletilmesi ilkesi tamamen ortadan kalkmayacak; ancak hangi dönem için hangi tarihten itibaren faiz işletileceği ayrıca önem kazanacaktır.

Bu değişiklik, zarar görenler, destekten yoksun kalan yakınlar, sigorta şirketleri ve tazminat davası yürüten avukatlar bakımından doğrudan sonuç doğurabilecek niteliktedir.

Kanuni faiz oranı nasıl değişiyor?

Paketle birlikte kanuni faiz hesabına ilişkin sistemde de değişiklik yapılması öngörülmektedir.

Teklif metnine göre, taraflar arasında faiz oranı kararlaştırılmamışsa uygulanacak faiz oranının belirlenmesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli avanslar için uyguladığı reeskont faiz oranı esas alınacaktır.

Bu değişiklik, kanuni faiz oranının ekonomik koşullara daha duyarlı hale getirilmesini amaçlamaktadır. Özellikle uzun süren alacak ve tazminat davalarında düşük faiz oranı, alacaklının gerçek zararının karşılanmasını zorlaştırabilmektedir.

Yeni sistem kanunlaşırsa, faiz hesabı daha dinamik hale gelecek ve ekonomik koşullardaki değişiklikler alacak hesabına daha doğrudan yansıyabilecektir.

Miras kalan taşınmazların satışında yeni usul

Paket, miras kalan taşınmazların ortaklığın giderilmesi yoluyla satışında da yeni bir sistem öngörmektedir.

Taşınmaz miras yoluyla edinilmişse ve maliklerin tamamı mirasçıysa, ilk artırmanın yalnızca mirasçılar arasında yapılması planlanmaktadır. Bu ilk artırmada taşınmazın muhammen bedelinin altında satış yapılamayacaktır.

İlk artırmada satış gerçekleşmezse, ikinci artırmada genel satış usulüne dönülecek ve taşınmaz üçüncü kişilere de satılabilecektir.

Bu düzenlemenin amacı, aile taşınmazlarının ilk aşamada üçüncü kişilere düşük bedelle geçmesini önlemektir. Böylece mirasçılara, taşınmazı aile içinde tutma konusunda öncelikli bir imkân tanınmış olacaktır.

Ancak mirasçılar arasında ekonomik güç farkı bulunması halinde, düzenlemenin uygulamada yeni uyuşmazlıklara yol açması da mümkündür. Bu nedenle hüküm, yalnızca satış tekniği bakımından değil, mirasçılar arasındaki fiili denge bakımından da önem taşımaktadır.

Hukuki konuda bilirkişiye başvurulması

Yargılamalarda sık karşılaşılan sorunlardan biri, hâkimin hukuki bilgiyle çözmesi gereken konularda bilirkişiye başvurulmasıdır. Oysa bilirkişinin görevi hukuki değerlendirme yapmak değil, teknik veya özel bilgi gerektiren konularda mahkemeye yardımcı olmaktır.

Yargı Paketi ile mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulması disiplin hukuku bakımından ayrıca düzenlenmektedir.

Bu değişiklik kabul edilirse, mahkemelerin bilirkişiye başvurma gerekçesini daha dikkatli kurması gerekecektir. Özellikle kanun maddesinin yorumlanması, sözleşme hükmünün hukuki niteliği veya normun uygulanması gibi konularda bilirkişiden görüş alınması uygulamasının azalması beklenebilir.

Düzenlemenin amacı, bilirkişilik kurumunu gerçekten teknik bilgiye ihtiyaç duyulan alanlarla sınırlı tutmak ve yargılamaların gereksiz bilirkişi raporlarıyla uzamasını önlemektir.

Duruşma araları üç ayı geçmeyecek mi?

Hukuk yargılamasında en çok şikâyet edilen konulardan biri duruşmalar arasındaki sürenin uzun olmasıdır. Bazı dosyalarda duruşmalar arasına aylarca süre girmesi, yargılamaların makul sürede tamamlanmasını zorlaştırmaktadır.

Yargı Paketi ile duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç ayı geçmemesi öngörülmektedir.

Ancak dosyanın niteliği, bilirkişi incelemesi, istinabe işlemleri veya benzeri zorunlu hallerde hâkim gerekçesini belirterek daha uzun süre verebilecektir.

Bu düzenleme, makul sürede yargılanma hakkı bakımından olumlu bir adım olarak değerlendirilebilir. Ancak mahkemelerin iş yükü, bilirkişi raporlarının geç hazırlanması, tebligat sorunları ve personel eksikliği gibi yapısal sorunlar devam ettiği sürece, düzenlemenin etkisi uygulamada sınırlı kalabilir.

12. Yargı Paketi kimleri ilgilendiriyor?

Yargı Paketi yalnızca ceza dosyası olan kişileri ilgilendiren bir düzenleme değildir. Paket, hukuk ve idare yargılamalarını da doğrudan etkilemektedir.

İdare aleyhine vekâlet ücreti veya yargılama gideri tahsil edecek kişiler, miras kalan taşınmazın satışıyla karşı karşıya olan mirasçılar, HAGB kararı verilen sanıklar, dijital materyallerine el konulan kişiler, destekten yoksun kalma veya maluliyet tazminatı talep edenler, belirsiz alacak davası açmayı düşünen davacılar, kısmi dava yoluna başvuracak kişiler ve banka hesabını başkasına kullandırdığı iddiasıyla soruşturma geçiren kişiler bu paketten doğrudan etkilenebilecek gruplar arasındadır.

Bu yönüyle paket, yalnızca ceza hukukunu değil, günlük hukuk pratiğinde sık karşılaşılan birçok dava ve takip türünü ilgilendirmektedir.

Sonuç

Yargı Paketi, kamuoyunda beklendiği gibi genel af veya kapsamlı infaz indirimi getiren bir paket değildir. Teklifin asıl amacı, yargılama süreçlerini daha etkili hale getirmek ve uygulamada tartışma yaratan bazı kurumları yeniden düzenlemektir.

Paketin en dikkat çeken başlıkları arasında HAGB kararlarına karşı istinaf ve temyiz yolunun açılması, belirsiz alacak davasının kaldırılması, kısmi davada talep artırımı imkânının güçlendirilmesi, IBAN ve hesap kullandırma dosyalarında ceza indirimi, idare aleyhine ilamlı icrada başvuru şartı, dijital delillerde arama ve el koyma usulü, tazminat faizinde yeni dönem ve miras kalan taşınmazların satışında yeni usul yer almaktadır.

Teklif henüz kesin kanun metni haline gelmediğinden, uygulama bakımından son değerlendirme TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilecek metin ve Resmî Gazete’de yayımlanacak kanun üzerinden yapılmalıdır.